Çalışan Kadın

21. Yüzyıl Eğitim Anlayışı: STEM-FeTeMM

21.-Yzyl-Eitim-Anlay-STEM-FeTeMM-cover-2

Bilgi yoğunluğu ve sınav odaklı eğitim sistemi yerine, 21. yüzyılın eğitim sistemi; öğrencinin yaparak ve yaşayarak öğrenmesini sağlayan STEM-FeTeMM ile tanış!

Üniversitede kimya lisans öğrenimi görürken aldığım pedagojik formasyon programında en sevdiğim, öğretmenlik hayatımda en çok yararlanacağımı düşündüğüm dersler özel öğretim yöntemleri ile öğretim teknolojileri ve materyal tasarımıydı. Klasik konu anlatımı dışında öğrencilerimin dersi daha çok sevmeleri için neleri farklı yapabileceğimi, ilgilerini çekmek için ne tür yöntemler geliştirmem gerektiğini henüz öğrenciyken düşünürdüm. Pedagojik formasyonda aldığım bu dersler, tasarladıklarımı meslek hayatımda uyguladığım sırada bana hep yol gösterdi. Öğretmen olduktan sonra ise, meslektaşlarımın deneyimleri düşündüklerimi hayata geçirmede kolaylık sağladı.

STEM-FeTeMM eğitimini ilk olarak lisede fizik-matematik öğretmenliği yapan bir arkadaşımdan duymuştum. Arkadaşım kafasında tasarladığı şeylere, STEM-FeTeMM uygulamasının olanak sağladığını belirtmişti. Arkadaşımdan bu uygulama ile ilgili biraz bilgi edindim ancak sınıfta nasıl uygulayacağım, müfredata nasıl adapte edebileceğim konusunda çelişkilerim oldu ve erteledim.

Eğitim sistemimizde her dersin, her ünitenin belli kazanımları var ve bu kazanımlar doğrultusunda öğrencilerimiz sınava giriyor. Bu kadar sınav odaklı, bilgi yoğunluğu olan, öğrenci ve öğretmenlerin en önemli amacının lisede iyi bir okul ve üniversitede iyi bir bölüm kazanma-kazandırma olduğu bir eğitim sisteminden, arkadaşımın bahsettiği 21.yy hayatına ait, sorgulayan bir eğitim sistemine geçileceğini hayal edemiyordum. Ancak, sorunlarımıza ileride çözüm bulacak çocukların gerçekten problem çözme becerisine sahip, analitik düşünebilen, araştırmacı ve hayal gücünü kullanarak tasarımlar ortaya koyan bireyler olarak yetişmesinin de önemli olduğunu düşünüyordum.

Sınav odaklılıktan sorgulamaya geçiş

2016-2017 eğitim öğretim yılında STEM-FeTeMM programına okulumuzdaki fen ve matematik branş öğretmenlerinin katılım göstereceğini öğrendiğimde çok sevindim ve katılmak istedim. Böylece arkadaşımdan duyduğum ve merakla uygulamak istediğim, benim için oldukça yeni olan bir sistemin eğitimine dahil olmuş oldum.

STEM-FeTeMM eğitiminin sadece öğrenciler için değil, bizim için de yeni ve değişik bir tecrübe olması hepimizde merak uyandırdı. Özellikle öğrencilerimin verdiği tepkiler, yaptığı yorumlar beni çok mutlu etti. İlk STEM etkinliğini sınıfta uygulayacağım zaman bilgi temelli 21.yy hayatına ait, disiplinler arası yaklaşımı benimseyen, bireysel değil de takım çalışmasını güdüleyen, yaratıcılığı baz alan bir ders planı hazırlamaya çalıştım.

Öğrencinin planlama yapması, prototip oluşturması, uygulama için gerekli olan materyalleri seçip kullanması, çalışırken malzemelere ve çevreye özen göstermesi, analiz yapması, alternatif çözümler geliştirmesi, yorumlama yapması, çok disiplinli takımlarda etkin çalışma becerisi ve sorumluluk alma özgüveni kazanması, detaylara odaklanması kazanımları arasındadır. Öğrencilerimin prototipleri oluştururken ve tasarımlarını yaparken "Kendimi mühendis gibi hissediyorum." demeleri amaçladıklarımızdan birinin gerçekleştiğini göstermiştir. Böylece öğrenme hem kalıcı hale gelmiş hem de öğrenciler etkinliği yaparken yaratıcılık, problem çözme gibi becerileri de kazanırken eğlenmişlerdir.

Yaparak-yaşayarak öğrenmek

Zaman problemi yaşamadan, öğrencilerin ezber yapmadan, problem çözme becerilerini kullanarak sürece aktif olarak katıldığı, yaparak-yaşayarak öğrenmenin etkisini keşfetmeleri ve çalışmamın olumlu sonuçları beni çok mutlu etti. Bu eğitimi almamın çok doğru bir karar olduğunu tekrar tekrar görmüş oldum.

Almakta olduğum STEM-FeTeMM eğitimi ile birlikte kendi branşıma bakışım değişti ve alan bilgimi geliştirmeye başladım. Öğrencilerime 21. yy hayatını yaşatıp mental esneklik kazandırdığı gibi, benim de müfredat konusunda daha esnek olmamı sağladı. Diğer branş öğretmenleri ile işbirliği içinde olmayı ve ders planlarımı yaparken diğer branşın öğretmenleri ile fikir alışverişinde bulunmamı sağladı. Bundan sonra da, bireyselliği odak noktada tutmayan, takım çalışmasının içinde olmayı isteyen, sorumluluk almaktan korkmayan, özgüvenli, yaratıcı bireyler yetiştirebilmeyi amaçlayacağım.

Yazan: Talin Avedikyan

Yazarı Tanıyalım:

1988 yılında İstanbul'da doğdu. Marmara Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümünde öğrenim görürken eş zamanlı olarak pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Marmara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Biyokimya Anabilim Dalında yüksek lisans öğrenimini tamamladı. Özel sektörde kimyager olarak çalıştıktan sonra okulculuk deneyimine başladı. STEM lider öğretmen eğitimlerini aldığı Bahçeşehir Koleji Florya kampüsünde fen bilimleri öğretmeni olarak çalışmaya devam etmektedir.

0
 

Yorumlar

Henüz bir yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun