Her Kadının Bir Hikayesi Var - 4 / Pınar Koyuncu-Oktar

    IMG_8971


    "Lider olmak için başkalarının tanımına uymak zorunda değilim. Kendi liderlik tanımımı ben yapabilirim."

    Kurumsal dünyada bazen aynı çatının altında çalışır, eğitimlerde, projelerde karşılaşır, toplantılar yaparsınız ama bir insanın içsel yolculuğuna dair asıl hikâyeyi yıllar sonra keşfedersiniz. İşte bugünkü konuğum ve hikayesi de tam böyle: Beko Global'de çalıştığım yıllardan tanıdığım ve bugün çok farklı bir perspektiften ilhamla takip ettiğim Her Leadership Playbook'un kurucusu Pınar Koyuncu-Oktar... Pınar, global ve bölgesel rollerde edindiği 20 yıllık deneyimin ardından liderliğe yalnızca unvanlarla değil, anlam ve değerlerle yaklaşmayı tercih etmiş bir kadın... Kurumsal kariyerinde hem farklı rollerle hem de tebdil-i mekanda ferahlık vardır diye fiziksel olarak değişimi kucaklamış, her adımında hem profesyonel hem kişisel olarak dönüşmüş. Her liderlik dönüşüm yolculuğundan yola çıkarak bugün kurucusu olduğu Her Leadership Playbook ile kadınlara "kendi liderlik tanımlarını yapma cesareti" aşılıyor. Onun hikayesi, tüm kadınların kendini bulma yolculuklarına gerçek cesareti verecek nitelikte... İşte tam bu yüzden Pınar " Her Kadının Bir Hikayesi Var" serimizin konuğu oluyor. Gelin, hikayesini ondan dinleyelim: 


    • Çok klasik olacak ama Pınar kimdir? Değerleri, olmazsa olmazları, sevdikleri sevemedikleri?

    Yaklaşık 20 yıl boyunca kurumsal dünyada, son 17 yılı aşkla ve bağlılıkla çalıştığım bir şirkette global görevlerde, bölgesel iş geliştirme, satış ve tedarik zinciri yönetiminde liderlik yaptım. Son 7 yılda ise aynı şirkette APAC bölgesinin genişlemesinden sorumluydum. Değişimi hep sevdim. Ülke değiştirmek, görev değiştirmek, yeni departmanlara geçmek, ebeveynlik… Değişim olmadığında yavaşladığımı hissederim ve genelde değişimin peşinden giderim. Ben her zaman bir şeylerin nasıl çalıştığını ve insanların nasıl geliştiğini merak eden biriyim. Her dönüşüm beni besler, büyütür, yeniler ve bana bambaşka şeyler öğretir. Bugün, kadınların ve birlikte çalıştığımız paydaşlarımızın liderlik yolculuklarında kendilerine güvenle ve netlikle ilerlemelerine destek olmak için kurduğum HLP- Her Leadership Playbook platformunu yönetiyorum.

    Unvanların ötesine gelirsek: 2 çocuk annesiyim. Liderlikle ebeveynliğin iki eski dost olduğuna ve çoğu zaman kol kola yürüdüğüne inanırım. Stratejiyle amaç buluştuğunda en çok orada parladığımı hissederim. Uzun yürüyüşleri, sade kahveyi, derin sohbetleri ve düzenli bir ortamı çok severim. Dağınıklığı toparlamaktan da keyif alırım. Okumayı, araştırmayı, yazmayı, konuşmayı, dinlemeyi ve her duruma hazırlıklı olmayı severim.

    Öte yandan değerler: Bu, aslında koçluk sürecimde de en çok üzerine düşündüğüm başlıklardan biri; hatta hepimizin kendine zaman zaman sorması gereken bir soru. Değerler değişebilir, dönüşebilir ama bazıları hep aynı kalır. İşte onlar bizim kuzey yıldızlarımızdır. Benim için dürüstlük, gelişim, etki yaratmak ve adalet ilk sıralarda yer alır. Herkese ve her şeye adil davranmak çok önemlidir. Yaptığım işin bir anlamı olsun isterim, hem bana hem başkalarına bir katkısı olsun. Boş hedeflerin peşinden koşmayı doğru bulmam. Emek verdiğim her şeyin sonunda ulaşmak istediğim bir yer vardır. Taviz vermeyeceğim değerler arasında saygı, kapsayıcılık ve yönettiğim insanlara ve projelere karşı sorumluluk duygusu gelir. Özellikle anne olduktan sonra, sürdürülebilirlik benim için bambaşka bir önem kazandı. Dünyaya, işe, hırsa, birbirimize nasıl davrandığımıza dair bakışım derinleşti. Artık sadece bugünü değil, yarını da düşünerek hareket etmeye daha fazla özen gösteriyorum.

    Hala geri bildirim almayı öğreniyorum. Onun aslında bir ayna olduğunu düşünüyorum. İltifat almayı da öğreniyorum. Bazen sadece "teşekkür ederim" diyebilmek bile bir pratik gerektiriyor. Ama öğrenmeye niyetliyim. Ve bence kendini tanımak da zaten tam olarak böyle bir yolculuk. 


    • Sizi bugün kariyerinizde bulunduğunuz yere getiren önemli dönüm noktaları vardır. Bunlardan en önemlisi hayatınızı ve bakış açınızı nasıl değiştirdi?

    Hayatımda yönümü değiştiren birçok an oldu ama kendimi en çok dönüşüm içinde hissettiğim ilk kırılma noktası, İstanbul'daki global bir görevden Bangkok'ta bölgesel bir role geçişimdi. Bu sadece bir unvan değişikliği değildi. Kapsam değişti, bakış açısı değişti, kültür değişti. Yepyeni takımlar kurmam, yeni pazarlar açmam ve sürekli değişen dinamiklere göre strateji geliştirmem gerekti. Hem iş hem zihin şekil değiştirdi diyebilirim. Bu geçişin hayatıma çok daha kişisel bir etkisi de oldu. Eşimle Bangkok'ta tanıştım. İlk hamileliğimi pandemi döneminde yaşadım. 2 güzel çocuğumu bu şehirde dünyaya getirdim.

    Pandemi dönemi ise başlı başına bir başka kırılmaydı. Hayata bakış açımı başka bir seviyeye taşıdı diyebilirim. Önceliklerimin sıralaması değişti. Güçlü yönlerimin hangi taraflarının parladığını yeniden gördüm. Direnç yani tam anlamıyla "resilience," hayatımın tam merkezine yerleşti. Ama en büyük dönüşüm, tüm bu deneyimlerden sonra geldi. Kendimi ve sınırlarımı yeniden keşfetmek, ne istediğimi netleştirmek, hem yaşamak hem de üretmek isteyeceğim bir hayat kurmak için rotamızı yeniden çizdik. Barcelona'ya taşınma kararını sadece bir yer değişikliği değil, bilinçli bir yaşam tercihi olarak aldık. Hem çocuklarımızı büyüteceğimiz hem de benim kendim gibi çalışabileceğim bir alan seçtik. İşte bu sayede Her Leadership Playbook doğdu. Amacıma daha yakın, değerlerime daha sadık bir yerden üretmeye başladım. Ve benzer soruları kendine soran kadınlara destek olabilmek için elimdeki her şeyle orada olmayı seçtim. O anlarda fark ettim ki, artık hiçbir odaya tek başıma girmiyorum. Maya Angelou'nun dediği gibi, "Ben tek başıma geliyorum ama arkamda on binlerce kişiyle duruyorum." Beni destekleyen, yolumu açan, birlikte yürüdüğüm herkesin gücüyle ilerliyorum.


    • Kariyer hayatınızda karşınıza çıkan en büyük zorluk neydi ve bununla nasıl başa çıktınız?

    Kendi sınırlarımı fark etmek diyebilirim. Çalışkanlıkla gurur duyan biriyim ama zamanla enerjimi korumayı öğrenmem gerekti. Sezgilerime güvenmeyi, yoğunluk ne kadar fazla olursa olsun sessiz bir güçle liderlik etmeyi pratik etmeye başladım. Bana en çok yardımcı olan şeyler koçluk ve mentorluk süreçleriydi. Güçlü bir destek sistemim vardı ve kendime sık sık şunu hatırlattım: Lider olmak için başkalarının tanımına uymak zorunda değilim. Kendi liderlik tanımımı ben yapabilirim. Brené Brown'un bir sözü hep kulağımda : "Kendi hikayemize sahip çıkmak ve bu süreci sevgiyle yürütmek, yapabileceğimiz en cesur şeydir." Ben bu cümleye birçok dönüşüm anında tutundum. Ve zamanla " Liderlik her şeyi bilmek ya da en üstte olmak değil. Merak etmeye, insanca kalmaya, gelişime açık olmaya devam etmek demek." olduğuna çok inandım. İyi liderlerin güvene ve uyuma dayalı ekipler kurabildiğini gördüm. Gerçek liderliğin insanları yukarı taşıdığını, alan açtığını, büyümeleri için zemin yarattığını fark ettim. Bugün kurduğum bu platformun temelleri tam da bu öğrendiklerimden oluşuyor. Hem kendi deneyimlerimden hem de tanık olduklarımdan gelen dersler artık pusulam gibi. Koçluk yaparken de, bir topluluk kurarken de, liderliğin bildiğimiz kalıplardan çok daha farklı şekillerde yaşanabileceğine yürekten inanıyorum.


    • Bugün kariyer hayatınızda sizin geçtiğiniz yollardan geçen bir kadına tek bir şey söyleyebilseydiniz, bu ne olurdu?

    İzin bekleme. Alanını sahiplen. Hazır hissetmek için bir sertifikaya, beş yıl daha deneyime ya da birinin seni onaylamasına ihtiyacın yok. Bize çoğu zaman "önce kendini ispatla, sonra konuş" deniyor. Oysa o odadaki en hazırlıklı kişi çoğu zaman zaten sensin. Kendini küçültmeden, geri çekilmeden, "benim sıram değil" demeden orada durabilmek gerekiyor. Cesaret dediğimiz şey, içindeki korkuya rağmen hareket edebilmek. Adım attığında yol gerçekten açılıyor. Başarı sadece bilmekle ya da öğrenmekle başlamıyor. Yürümekle başlıyor. Sesin, fikrin, yaklaşımın değerli. Her seferinde biraz daha görünür ol. Güç, bazen bir kelimede, bazen sessizlikte, bazen de sadece "Ben buradayım" diyebilmekte gizli...


    • Dünyanın dört bir yanındaki kadınlara umut, cesaret ve güç verecek bir mesaj paylaşsanız, ne söylerdiniz?

    Liderlik, her zaman köşe ofislerle, büyük unvanlarla ya da alkışlarla ölçülmez. Gerçek liderlik, kimse izlemiyorken de doğruyu yapabilmektir. Geri adım atmadan, orada kalmaya devam edebilmektir. Bazen bir toplantıda kendine yer açmak, bazen başkasına alan tanımaktır. Bazen kendi sesini duyurmak, bazen de başka bir kadının sesine kulak verebilmektir liderlik. Sen zaten yeterlisin. Daha fazlası olmak için hiçbir şeyin eksik değil. Olduğun yerden başla. Oradan büyü. Her şeyin kusursuz olmasına gerek yok. Cesaretin olsun yeter. Attığın her adım sadece senin yolunu değil, senden sonra gelenlerin yolunu da aydınlatacak.


    • Bitirirken eklemek istediğiniz bir şey var mı?

    Öncelikle sana teşekkür etmek istiyorum. Bu güzel yazı serisinde bana da yer verdiğin için gerçekten çok mutluyum. Her kadının hikayesinin duyulması gerektiğine yürekten inanıyorum. Kadınlar üretkendir, dönüşkendir, cesurdur. Bugüne kadar yerinde sayan bir kadınla hiç karşılaşmadım. Kadın ve erkek elbette aynı değiliz. Bu biyolojik bir gerçek. Ama aynı fırsatlara sahip olmalıyız. Bu yolculukta kadın dayanışması ne kadar önemliyse, yanımızda bizi destekleyen kişiler olması da en az o kadar değerli. Her Leadership Playbook tam da bu ihtiyacın içinden doğdu. Benim için önce bir fikir ve kişisel bir ihtiyaçtı. Zamanla yalnızca bana değil, başka kadınlara ve bizlerle beraber yurumek isteyen işbirlikçilerimize de alan açan bir platforma dönüştü. Bugün, kendi değerleriyle liderlik etmek isteyen kadınlar ve bu yolculukta birbirine destek olmayı seçen herkes için büyüyen bir topluluğuz. Ve eğer bu satırların bir yeri sana da dokunduysa, belki de bu hikâyenin bir parçası olma zamanı gelmiştir. Gerçekten anlamlı bir şey kuruyoruz. Ve burada, senin için de yer var: 👉 www.herleadershipplaybook.com

    Bitirirken…

    Sevgili Pinar Koyuncu-Oktar ,

    Öncelikle yolculuğunu bizimle içtenlikle paylaştığın için sana kalpten teşekkür ederim. En Pelince tarifle, kurumsal dünyada öğrendiklerinle kalbini harmanladığın Her Leadership Playbook platformu ile başka kadınlara da ışık tutacağını ve bu yoldaki çabalarını görmek şimdiden çok heyecan verici… Kendine ve başkalarına açtığın bu alanın daha da büyüyeceğine, birçok kadının kendi sesini ve yolunu bu sayede daha net bulacağına yürekten inanıyorum. Yolun açık, ilhamın bol olsun.

    Pınar'dan Pelin'e Kalan: "Lider olmak için başkalarının tanımına uymak zorunda değilim. Kendi liderlik tanımımı ben yapabilirim. Brené Brown'un bir sözü hep kulağımda : "Kendi hikayemize sahip çıkmak ve bu süreci sevgiyle yürütmek, yapabileceğimiz en cesur şeydir." Ben bu cümleye birçok dönüşüm anında tutundum." by Pinar Koyuncu-Oktar

    İyi ki hikayenle bu seride yer aldın. İyi ki varsın.

    Her Kadının Bir Hikayesi Var/Every Woman Has A Story by Pelin Ayan

     

    Yorum

    Yorumlar herkese açık kullanıcılar tarafından kullanılamaz.Yorum görüntülemek/eklemek için lütfen önce giriş yapın.
    © 2025 BinYaprak. Tüm Hakları Saklıdır.
    Bir TurkishWIN girişimidir.