Değişime Nasıl Hazır Olunur?

Değişim Zorunluluk mu Seçim mi?

Değişim Zorunluluk mu Seçim mi?

Değişim hayatın parçası değil, hayatın kendisi aslında! Doğduğumuz andan itibaren durmaksızın değişiyoruz. Fiziksel olarak, duygusal olarak, bilişsel olarak değişiyoruz.

Dün akıllıydım; dünyayı değiştirmek istedim. Bugün daha bilgeyim; kendimi değiştirmeye çalışıyorum.

Rumi

Rumi'nin bu sözü zihnimizin bir yerinde dursun ve değişimi konuşmaya böyle başlayalım. 

Değişim hayatın parçası değil, hayatın kendisi aslında! Doğduğumuz andan itibaren durmaksızın değişiyoruz. Fiziksel olarak, duygusal olarak, bilişsel olarak değişiyoruz. Bu değişimi bazen gelişim, bazen büyüme ya da olgunlaşma, bazen de öğrenme olarak isimlendiriyoruz. Bizler bilinçli bir şekilde değişmeyi reddetsek de, farkında olmadan değişiyoruz. Anı yaşarken, sanki her şey aynı kalıyor gibi hissetsek de, geriye dönüp baktığımızda ne kadar çok şeyin değiştiğine şaşırmaktan kendimizi alamıyoruz.

Madem biz istesek de istemesek de değişiyoruz, o halde neden bir seçim şansımız varmış gibi davranıyoruz? "Bundan sonra yeni bir ben göreceksiniz! Değişmeye karar verdim!" ya da "Hayatımı/kariyerimi/yaşam tarzımı değiştirmek istiyorum ama bir türlü cesaret edemiyorum" gibi söylemler anlamsız mı bu durumda? Yoksa değişim dediğimiz, aslında çok geniş bir kavram ve genellemeler yanlış bir yolda yürümemize mi sebep oluyor?

Her şeyi kontrol edemeyiz ki!

Hayatta, çizdiğimiz yolda yürürken bir de bakarız ki bazen bizim kontrolümüz dışında bir takım değişiklikler olmuş ve bunun sonucuyla yaşamamız gerekiyor. Örneğin, tam iş kurmaya karar veriyoruz, bazı ekonomik göstergeler yeni iş kurmanın iyi bir fikir olmadığını gösteriyor. Ekonomik, politik ve toplumsal değişimler bizim kontrolümüzde değil ancak hayatımızı kuvvetle etkiliyor. Bu durumda yapmamız gereken nedir? Hiçbir şekilde durumu lehime çevirmem mümkün değilse o zaman 'bu şartlara uyum sağlayabilmek için ne yapmam gerekiyor' sorusunun cevabına odaklanmalıyım. En az hasarla bu değişime nasıl ayak uydurabilirim?

Zor olan karar vermektir bazen de...

Hayatta aslında en çok zorlandığımız değişimler, bir şeylerin yolunda gitmediğini bize anlatan o içimizdeki sesi dinlemeye karar verdiğimiz zaman yaşadıklarımızdır. Kendimize nelerin farklı olması gerektiğini defalarca anlatır ama bunu nasıl gerçekleştireceğimizi bir türlü bulamayız... Ya da ne yapmamız gerektiğini bilir ama doğru planlamayı yapamaz, harekete geçmekten korkarız. Çünkü elimizdekileri de kaybetmekten korkarız. Her gün yaptığımızı yapmak kolaydır... Güvenlidir... Riski yoktur. Sanki gelecek netmiş gibi gelir. Belirsizlik yokmuş, yarın ne olacağı kesinlikle belliymiş gibi hissederiz. Kendimizi korumaya çalışır, yeniliklerin bizi gelecek ile ilgili korkutmasına izin veririz. Oysa hangimiz yarın, önümüzdeki hafta, ay ya da yıl neler olabileceğini biliriz ki? Bir dakika sonrası bile bilinmezken, bugünki şartların bizi güvende kılacağından nasıl emin olabiliriz? Korkularımız ve sınırlarımızdır aslında bizi sınırlandıran ve değişime karşı direnç göstermemize neden olan...

Değişimi Yönetmek

Hayatımın direksiyonunda ben varım!

İster bizim dışımızdaki etkenlerden kaynaklansın, ister kendi özgür irademizle seçelim, değişim yaşam döngümüzdür aslında. Başka bir deyişle kaçış yok. Direnmek sadece hayatımızı zorlaştırıyor. Onun yerine bu değişimin dinamiklerini anlayıp, kontrolümüzde olan etkenleri kullanarak,onu kendi şartlarımız içerisinde en iyi şekilde yönetmeyi öğrenmeliyiz. 

Sizleri 2 soruyla başbaşa bırakmak istiyorum: 

  • Değişim sizin için hangi kavramla/kelimeyle birlikte ayrılmaz bir bütün? 
  • Değişimi en iyi şekilde yönetebilmek için neye ihtiyacınız var?
Değişime Ayak Uydurmak: "Hayat Bir Tavla Oyunudur"
Büyük Hayaller Kurmanın ve Gerçekleştirmenin Yolla...