Üniversiteli

Sihirli Küreden Sevgiler: Gelecekteki Çalışma Ortamı ve Şirketler

gelecegin-meslekleri-cover

Jenerasyon değiştikçe, çalışma anlayışı ve beklentisi de değişiyor. Peki, sence gelecekte şirketlerde bizi ne gibi değişiklikler bekliyor?

Nasıl bir insansın? Hayallerindeki çalışma ortamı nasıl? Bu iki sorunun cevabını ararken göz önünde bulundurmamız gereken söz tam olarak Çinli filozof Konfüçyüs'ün meşhur sözü:

Eğer sevdiğin işi yapıyorsan tek bir gün bile çalışmış sayılmazsınız.

Konfüçyüs

Çalıştığı işteki motivasyonunu sadece maddiyattan almayıp manevi anlam arayışına sahip olan milenyum jenerasyonu, motivasyonunun çoğunluğunu çalışma ortamından ve bu ortam içerisinde ne kadar değer katabildiğinden alıyor. Durum böyle olunca da şirketlere yapılanmalarında değişiklik yapmak zorunluluk haline geliyor. Peki, gelecekte şirketlerde bizi ne gibi değişiklikler bekliyor?

1) Esnek çalışma ortamı (oley!)

Araştırmalara göre 10 yıl içerisinde %69'unun yönetici pozisyonunda olması beklenen milenyum jenerasyonu'un isteklerinin başında esnek çalışma koşulları geliyor. Şirketlerin küçük bir kısmı buna göre şekillenmelere şimdiden başlasa da bunun bir Meksika dalgası halinde diğer şirketlere de yayılması an meselesi.

Deloitte'un yaptığı Millennial Survey 2016 da bunu ispatlar yapıda: Şirketlerin geleneksel yapılarından yavaş yavaş uzaklaşmalarıyla birlikte içerisindeki kırılamaz hiyerarşi duvarları da kırılmaya başlayacak. Bir Accenture çalışması milenyum jenerasyonunun %75'inin sırf bu hiyerarşik yapıdan ötürü büyük şirketlerden uzak durduğunu belirtiyor. E tabi kırılacak o duvarlar! Nasıl olacakmış o diye soracak olursan da seni şöyle alalım:

Velhasıl, esneklik sadece çalışanların yaratıcılığını ortaya çıkarmakla kalmıyor, aynı zamanda "ekip arkadaşları" arasındaki ast-üst ilişkisini ortadan kaldırıp karşılıklı güven ve iyi niyet ortamı hazırlıyor. Bu da doğal olarak şirketin finansal performansından itibarına kadar birçok faktörde olumlu gelişmeler sağlıyor.

2) Kurumsal sosyal sorumluluk bilinci (yaşasın!)

Milenyum jenerasyonunun, evet yine biz, büyük bir çoğunluğunun kendilerini etkileyici bir faktör olarak gördükleri başlıca yerlerden biri çalışma ortamı diyor Deloitte. Sosyal sorumluluk bilinci diğer jenerasyonlara oranla daha yüksek olan Y Kuşağı(milenyum jenerasyonu) iş yerinde sosyal sorumluluk aktivitelerine katıldıklarında o şirkete karşı daha benimseyici bir yaklaşımda oldukları gözlemleniyor.

3) Şirket kültürü ve bağlılık

Y Kuşağı'nın %79'unun kurumsaldaki işlerini bırakıp anlam arayışına girdiği bir ortamda, şimdi ve gelecekte bu jenerasyonun şirketlere entegre edilebilmesi adına sadece esnek çalışma koşulları sağlamak yetmiyor olacak. Bunun yanı sıra Accenture'ın sihirli küresine göre şirketler çalışanlarının sadakatini kazanabilmek adına kendilerine yenilikçi, katma değere sahip, geleneksel yapılarından sıyrılıp at gözlüklerini bir kenara bıraktıracak roller arayışına girecek. Deloitte tarafında ise üst düzey yöneticiler arasında yapılan anketler %88'inin bu değişimin son derece gerekli olduğunu vurgularken, sadece %11'i tam olarak neler yapılması gerektiğinin farkında. Bu da sihirli kürenin tıkandığı nokta oluyor. Ancak şu belirtilebilir ki: gelecekte bir sonraki kuşakların kazanılması adına üst düzey yöneticiler bağlılığın en önemli faktörlerin başında olduğunu vurguluyor. 

Sen de gelecekteki çalışma anlayışına dair heyecanlıysan veya benim gibi "Nereye gidiyor bu jenerasyon?", "Gelecekte nasıl bir iş yaparsam hayatıma mutlu mesut devam ederim?" diye soruyorsan kendine, aşağıdaki makalelerden sihirli küreye ulaşman mümkün! 

The Deloitte Millennial Survey 2017 

The Organization of the Future: Arrising Now 

Harnessing Revolution: Creating the Future Workforce 

Sosyal sorumluluk bilinci yüksek, bol esnek çalışmalı günlere!

Gelecekteki İş Hayatına ve Mesleklere Dair İzlemen...
Inter-rail ve AIESEC ile Kendini Keşfet