WhatsApp-Image-2020-03-24-at-13.28.22

Koronavirüs Pandemisi

Dünya tarihine baktığımızda yaklaşık 34 milyon insanın ölümüne neden olan veba ile ortalama 50 milyon insanı öldüren İspanyol gribinin sarsıcılığı bir yana yakın tarihte yaşanan HIV/AIDS gibi pandemilerden ders alınamaz mıydı? Bill Gates 2015 yılında yaptığı TED konuşmasında, bir sonraki salgına hazır değiliz, derken bugünleri öngörmüştü diyebilir miyiz? 


Dünya tarihine baktığımızda yaklaşık 34 milyon insanın ölümüne neden olan veba ile ortalama 50 milyon insanı öldüren İspanyol gribinin sarsıcılığı bir yana yakın tarihte yaşanan HIV/AIDS gibi pandemilerden ders alınamaz mıydı? Bill Gates 2015 yılında yaptığı TED konuşmasında, bir sonraki salgına hazır değiliz, derken bugünleri öngörmüştü diyebilir miyiz? 

 Pandemi kelimesi Eski Yunanca'da pan:herkes,tüm, demic:halk anlamına gelen demos'tan köken almaktadır. Bilimsel olarak açıklayacak olursak, pandemi; kıtalararası bir alanda enfeksiyon hastalıkların yayılımıdır. Burada bir istisnayı eklememiz gerekir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ilk kez enfeksiyöz olmayan bir hastalığı, obeziteyi pandemi olarak ilan etmiştir. Peki her yaygın enfeksiyöz salgın pandemi olarak nitelendirilebilir mi? Hayır. Bir hastalığa pandemi diyebilmek için DSÖ tarafından bildirilen 3 önemli özelliği sağlıyor olması gerekir: Hastalığa yol açan etkenin insanlara bulaşıp tehlikeye yol açması, hastalık etkeninin insanlar arasında hızla yayılabilir olması, etkilenen insanların daha önce bu etkenle karşılaşmamış olması.

11 Mart 2020 itibariyle DSÖ tarafından pandemi olarak güncellenen Kovid-19 (Koronavirüs hastalığı) artık küresel bir tehlikedir. Küresel bir salgın olarak ilan edilmesindeki en önemli nedenler virüsün yayılma hızı, insan sağlığı üzerindeki ciddi etkileri ve yetkililerin salgın konusunda gerekli önlemler almaması olmuştur. 24 Mart 2020 itibariyle dünyadaki toplum olgu sayısı 378.287 (iyileşen hasta sayısı:100.000, yaşamını yitiren hasta sayısı:16.497), Türkiye'deki toplam olgu sayısı 1529 (iyileşen hasta yok, yaşamını yitiren hasta sayısı 37) olarak güncellenmiştir.

İlk olarak 2019 yılının Aralık ayında Çin'in Vuhan kentinde vahşi hayvan pazarında görülen, koronavirüs ailesinin yeni üyesi, DSÖ tarafından 13 Ocak 2020'de SARS-Cov-2 olarak tanımlanmıştır. Bugüne dek bilinen en büyük RNA genomuna sahip olan bu virüs ailesinin yeni üyesi, hücre yüzeylerinde bulunan ACE2 reseptörüne bağlanarak hücrelerin içine girerek konak hücreyi bir fabrikaya dönüştürerek çoğalır. Neden olduğu Covid-19 hastalığının en önemli belirtileri ateş (37.8 ve üzeri), öksürük ve gelişen nefes darlığıdır. Bu belirtilere ek olarak yalnızca ishal bulgusu ile hastaneye başvurup tanı alan hastalar bildirilmiştir.

Virüsün belirtilere yol açmadan bulaşıcılık gösterdiği 2-14 günlük bir kuluçka süresi vardır. Herhangi bir hastalık belirtisi göstermeden bulaşıcılığıyla toplumda var olan kişilerin olduğu göz ardı edilmemelidir.

Hastalığın belirtileri sanılanın aksine yalnızca 65 yaş ve üzeri insanları değil toplumun tüm kesimini etkilemekte ve her yaş grubunda ölümcül olabilmektedir. Kronik hastalığı (diyabet, hipertansiyon, kalp hastalığı vb.) olanlarda olası enfekte durumunda hastalık daha ağır seyretmektedir. Hastalığa yakalanan gebeler bildirilmiş olsa da virüsün anneden bebeğe geçişine dair herhangi bir örnek bulunmamaktadır.

Hasta kişilerden damlacık yoluyla bulaşabileceği gibi hastaların solunum materyalleri ile kirlenen yüzeylerden eller aracılığı ile alınabilir. Bu nedenledir ki gün içinde yüzlerce kez ellerimiz yüzümüze gitse de ellerimizi temiz tutup yüzümüze götürmemeli ve yüzeyleri de yıkamaya özen göstermeliyiz. Eller sabun ve su ile sık sık yıkanmalıdır. Sıcak su ile yıkamanın virüsü öldürmekte ek bir katkısı yoktur. Sabunlu su ile sık sık yıkamanın mümkün olmadığı zamanlarda el dezenfeksiyonları kullanılabilir. (Unutulmamalıdır ki abartılı her davranış insana zarar olarak geri dönebilir.) Virüsün bulaşıcılığı insandan insana olup kedi, köpek gibi evcil hayvanlardan bulaş şimdiki verilere göre mümkün değildir.

Virüsün havada 3 saat kadar asılı kaldığı da doğru bilinen bir yanlıştır. Virüs 1-2 metre arasında çöküp bir daha havalanmaz. Virüsün yüzeylerde kalma süresi ise ortamın ısısı ve nem oranına göre değişiklik göstermektedir.

Yüz maskelerini hastalık belirtilerini gösteren kişiler kullanmalı ve en yakın hastaneye gitmeliler. Özellikle N95 maskelerinin sağlık profesyonelleri tarafından kullanılması gerekmektedir.

Hastalıktan korunmanın en önemli korunma yönteminin fiziksel izolasyon olduğunun altını çizmek isterim. Kalabalık içinde bulunmaktan kaçınmak gibi zorunlu olarak dışarıda bulunulması gerektiği durumlarda diğer kişilerle olan mesafenin en az 1.5 metre olmasına özen gösterilmelidir.

Hastalığın tanısı iki farklı kit ile konulabilmektedir: Enfeksiyonun erken aşamalarında sonuç vermese de hızlı bir yöntem olan virüs antijenine karşı hastanın ürettiği antikorları test edebilen sistem ile yüksek RT-PCR yöntemi. CRISPR teknolojisi ile yapılan (hızlı RNA testi) üçüncü bir test daha var olsa da kullanım yaygınlığı oldukça düşük.

Hastalığın bilinen bir tedavisi ve aşısı henüz yok. Aşı çalışmaları uluslararası takım çalışmalarıyla hız kazanmış olsa da aşının geliştirilmesinin en az 12 ay sürebileceği ifade edilmektedir.

​Ülkemizde de yayılım hızı gittikçe artan Kovid-19 hastalığı ile ilgili Türk Geni, kelle paça ile korunma vb. söylemlerde bulunanlar toplum sağlığını açıkça tehlikeye atmaktadır. Kulaktan dolma, hiçbir bilimsel dayanağı olmayan bilgiler yerine başta sağlık otoriteleri olmak üzere hastalıkla savaşan tüm bilim emekçilerinin vurguladıkları dikkate alınmalıdır. Ve en önemli korunma yöntemi olan fiziksel mesafeyi sosyal izolasyon olarak görmemek gerekir. Evlerde kişisel karantinalarda olmak demek sosyal olmamak demek değildir. Evde geçirilen zamanda egzersiz yapmak ve sağlıklı beslenmek çok önemli.

​Kovid-19 Pandemisi tüm dünyaya insanların doğaya etkileri ile doğru orantılı şekilde artan hastalık tehlikeleri ile açık mesajlar vermektedir: Enfeksiyon hastalıkları tüm dünyanın ortak sorunudur-yalnızca gelişmekte olan ülkelerin sorunu değildir. Özellikle göz ardı edilen iklim değişikliklerinin başta azalttığı biyoçeşitlilik olmak üzere virüslerin yaşama ve yayılma dengeleri değişerek hastalıkların artmasına neden olmuştur. Küreselleşen dünyadaki gelişmeler gezegenin geleceği için çok daha iyi analiz edilip gerekli önlemlerin alınması gerekiyor.

Bunların yanı sıra gelin Stoa felsefesine kulak verelim: Mutluluğu hiçbir koşulda dış faktörlere bağlamamak gerekir ve bir dünya vatandaşı olarak hayat sahnesinden gelip geçmek çok önemlidir. Gelip geçtiğimiz bu sahneye anlam katmak için EVDE KALARAK çabaladığımız bir gün olsun.

Referanslar ve İleri Okuma Önerileri:

  1. https://www.who.int/health-topics/coronavirus#tab=tab_1
  2. https://www.who.int/nutrition/topics/obesity/en/
  3. https://hsgm.saglik.gov.tr/tr/covid19
  4. http://www.ttb.org.tr/kollar/COVID19/index.php
  5. http://www.hekimlik.org/koronavirus/
  6. https://coronavirus.jhu.edu/map.html
  7. https://www.thelancet.com/coronavirus
  8. https://www.ecdc.europa.eu/en/novel-coronavirus-china
  9. https://www.youtube.com/watch?v=6Af6b_wyiwI&t=16s
  10. https://www.bbc.com/turkce/topics/ck0r47pk362t


 

Yorum 1

Zaten Hesabınız Varsa Buradan Oturum Açın
Reşide Halk zaman: Cumartesi, 11 Nisan 2020 10:05

Derin bileğilerin için teşekkür ediyorum

0
Derin bileğilerin için teşekkür ediyorum
Haydi Binyaprak'lı Ol