WhatsApp-Image-2020-01-28-at-16.14.29

Uğur’da STEM ile Üç Yıl

Aslında "Nasıl Olacak?" sorusuyla başlıyordu her şey. Eğitim için İstanbul'a ilk gittiğimde, bir grup içi kıpır kıpır, heyecanlı, başarmanın ve başaracak olmanın, farklılığın ve farkındalığın şaşkınlığı ve mutluluğuyla dolu öğretmenlerle tanışmak, onlarla çalıştaya katılmakla başladı. "STEM: Science, Technology, Engineering and Mathematics" aslında kelimenin ne olduğu herkes tarafından, kulaktan dolma da olsa, biliniyordu. Ama nasıl olacaktı? Öğretmen ne yapacaktı? Öğrenci ne hissedecekti? En önemlisi öğrenci hangi bilgiyi, nasıl edinecekti?


Aslında "Nasıl Olacak?" sorusuyla başlıyordu her şey. Eğitim için İstanbul'a ilk gittiğimde, bir grup içi kıpır kıpır, heyecanlı, başarmanın ve başaracak olmanın, farklılığın ve farkındalığın şaşkınlığı ve mutluluğuyla dolu öğretmenlerle tanışmak, onlarla çalıştaya katılmakla başladı. "STEM: Science, Technology, Engineering and Mathematics" aslında kelimenin ne olduğu herkes tarafından, kulaktan dolma da olsa, biliniyordu. Ama nasıl olacaktı? Öğretmen ne yapacaktı? Öğrenci ne hissedecekti? En önemlisi öğrenci hangi bilgiyi, nasıl edinecekti?

Öğrenci olmakla başladı her şey. Öğrenci gibi düşünmek, öğrenci gibi davranmak, onlar gibi deneyimlemekle başladık yolumuza. Biz de tartıştık, biz de araştırdık, biz de kurduk, bozduk, bir daha kurduk. Deneyimledik onlar gibi uzun uzun. Başardığımızdaysa onlar gibi sevindik çığlık çığlığa. Yetinmedik. Üretmek için çevremize bakmayı öğrendik. Etrafımızdaki sorunları, problemleri gördük. Nasıl çözüm üretiriz diye düşünmeyi öğrendik. Bu problemleri öğrencilerimize sunmayı; "Bilgi Temelli Hayat Problemi" kavramını tanıdık, anladık, anlattık. Teknolojiyi soktuk, öğrencilerimizi daha ileri nasıl taşırız diye düşünerek. Belki de bu yaşımıza kadar hiç duymadığımız, belki de daha önce hiç elimize almadığımız arduinoları, güneş panellerini, 3D yazıcıları, sensörleri hayatımıza soktuk.Yeri geldi boş şişeleri biriktirdik, şişe kapaklarını... Peçete rulolarından neler yapabiliriz diye hayal ettik... Lehim yaptık, ellerimiz yana yana... Çocuklarımız için başardık. Onların farklı olması için farklı düşünmeyi, farklı olmayı önce biz başardık...

Şimdi sıra öğrencilerimizdeydi. Onlar da bizler gibi heyecanla başladılar bu yola... Her STEM Laboratuvarında yaptığımız derslere heyecanla katıldılar. Laboratuvardaki malzemeleri gördüklerinde gözleri parladı. Baretleri, gözlükleri her taktıklarında kendilerini çok değerli ve önemli hissettiler. 

Neler yaptık biz derslerimizde derseniz; matematik dersini fizikle bütünleştirdik; ampuller yaktık, akım-direnç arasındaki ters orantıyı keşfettik. Kimya ile bütünleştirdik; gaz-basınç sensörleri yardımıyla deneyler yapıp, veri topladık. Biyolojiyle bütünleştirdik; nabız-tansiyon-yaş-cinsiyet analizleri yaptık. Teknolojiyle bütünleştirdik; arduinolar kurduk, robotlar tasarladık, çok fonksiyonlu hesap makineleri kullandık. İstatistik konusunu işlerken verileri bilgi temelli hayat problemlerine dayandırarak topladık. Biz daha 9. sınıfken SPSS (İstatistik Programı) nedir tanıdık, analizler yaptık. Onlar kabloları her birleştirdiklerinde, verileri her topladıklarında, deneyleri yaptıklarında, araştırdıklarında ve tartıştıklarında gözlerinde başarmanın verdiği ışığı görmek hiç zor değildi. Arduinoların yanan her lambası onların göz bebeklerine değdi her seferinde. Laboratuvardaki her dersten sonra "Ben sanırım mühendis olmalıyım, benim mimarlığa ilgim varmış, ben yazılım yapmayı seviyorum" gibi cümleler havada uçuştu. Ve işte şimdi onlar başarıyordu... Bir öğretmenin hayatında daha özel, daha mutluluk verici ne olabilirdi ki?

Vildan Ergörün

Matematik Öğretmeni Uğur Okulları Batıkent Kampüs 

 

Yorum

Zaten Hesabınız Varsa Buradan Oturum Açın
Henüz bir yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun
Haydi Binyaprak'lı Ol