Yazılar

    Kabul ederek, https://binyaprak.com/ dışındaki bir üçüncü tarafça sağlanan bir hizmete erişeceksiniz.

    7 dakika okuma süresi (1430 kelime)

    Çocuğu Ergenlik Döneminde Olan Ailelere Tavsiyeler

    Her anne baba ergenlik döneminde olan çocuklarıyla anlaşma problemleri yaşar. Ergenlik dönemine giren çocuklar ruh hali olarak kendilerince yetişkinim artık moduna girmeye başlasalar da aslında durum onların düşündüğü gibi olmayabiliyor. Bu süreçte aile içi iletişimin sağlıklı ilerlemesi için anne ve babanın rolü, çocuğun rolünden daha önemlidir. Çocuğunuzla iletişiminizi daha pozitif tutmak istiyorsanız yazımızdaki tüyolara bir göz atın. Keyifli okumalar!

    cocugu-ergenlik-doneminde-olan-ailelere-tavsiyeler

    Her anne baba ergenlik döneminde olan çocuklarıyla anlaşma problemleri yaşar. Ergenlik dönemine giren çocuklar ruh hali olarak kendilerince yetişkinim artık moduna girmeye başlasalar da aslında durum onların düşündüğü gibi olmayabiliyor. Bu süreçte aile içi iletişimin sağlıklı ilerlemesi için anne ve babanın rolü, çocuğun rolünden daha önemlidir. Çocuğunuzla iletişiminizi daha pozitif tutmak istiyorsanız yazımızdaki tüyolara bir göz atın. Keyifli okumalar!

    Ceza Ödül Uygulamasını Bırakın 

    Çocuğunuz herhangi bir hata yaptığında ona ceza vermeniz çocuğun yaptığı hataya değil, el koyduğunuz veya kısıtladığınız şeye odaklanmasını sağlar. Burada önemli olan, çocuğunuzun yaptığı hatayı doğru duygularla fark etmesini sağlamak. Eğer siz çocuğunuza ceza verirseniz duygusunu başka tarafa yönlendirebilir. Örneğin yaptığı hatadan ders çıkarmak yerine, cezadan dolayı size öfkelenip hatanın boyutunu düşünmeye kalkmaz. Ergenlik çağındaki bir çocuk yaşama atılma hevesi içindedir. Sizin ona verdiğiniz bir ceza bunu engellerse, sizi suçlu olarak görebilir. Ergenlik döneminde olan çocuk kendisini yetişkin olarak görür. Birey olarak onu karşınıza alıp iletişimi doğru kurarsanız kişi, önemsendiğini anlayacak ve size öfkelenmek yerine onun sözlerine önem verdiğiniz için size saygı duyacaktır. 

    Çocuğunuzu Kendiniz Zannetmeyin

    Kültürlerimize bağlı bir toplumuz. Birçok aile kendini ne kadar modern olarak görse bile bir yere kadar esnek olabiliyor. Sonrasında yetiştiği tarz, yaşadığı toplumun kültürü bazı konularda davranışlarının, fikirlerinin önüne geçebiliyor. Çocuğunuz apayrı bir birey. Sizin olmak isteyip olamadığınız, yapmak isteyip yapamadığınız şeyleri çocuğunuza yıkmak, onun için yapacağınız en kötü şeydir. Nasıl sizin kendi istekleriniz varsa aynı şekilde karşınızdaki bir bireyin de kendi hedefleri ve istekleri vardır. Burada anne ve babanın çocuğunun hangi tarafa yatkın olduğunu gözlemeyebileceği bir ortam oluşturması gerekir. Otur ders çalış diyerek çocuğumuz işin gerçek boyutunu anlayamaz ve kendini çözemez. Çocuğu dünyaya getiren anne babaların onlar üzerinde her hakka sahip oldukları düşüncesi sadece çocuk ile anne baba ilişkisini zedeler, çocuğun geleceğini olumsuz etkiler. Sizler de gençliğinizi düşünün. Anne babanızın sizin hayatınıza ne kadar karıştığını, bundan ne kadar memnun kaldığınızı düşünün. Sonuç olarak çocuğunuz özeldir ve çocuğunuz siz değildir, kimse değildir. Çocuğu başkaları ile kıyaslamak ise hiç sağlıklı değildir.

    Markaların Esiri Olmayın

    Her gün geçtikçe insanlık biraz daha değişiyor. Dijital ortamla birlikte görülen yeni hayatlar, görüşler toplumları olumlu olumsuz etkileyebiliyor. Nasıl etkilediği bizim tamamen neye odaklı olup ne tarz kişileri takip ettiğimizle alakalıdır. Ergenlik döneminde bir çocuk için bu durum biraz daha farklı olabilir. Markalaşma, marka giyinme, etiketi olan bir yere gitme ergenlik döneminde olan bir çocuk için artık çok fazla önem taşıyor. Çocuklar kendi aralarında sosyal medyada bir yarış halindeler. Kim nereye gitti, o hangi ayakkabıyı almış, o telefonunu değiştirmiş ama benim telefonum hala eski model gibi şeyler duymanız normal. Bu büyük bir problemdir. Problemin kaynağı ise çocuğun gerçek değeri göremeyip, hayata geniş bir perspektiften bakamamasından kaynaklanır. Bu kişinin değer tablosunda hata vardır. Bunun önüne geçmenin yollarından birisi, ona maddiyatınızın durumunu anlatarak değil, ona hayati öğütler vererek de değil, ona gerçek yaşamın, sosyal medya dışındaki yaşamın ne olduğunu göstermenizdir. Anne baba öğütleri yerine somut örneklerle karşısına çıkmanız çocuğunuzu etkileyecektir. Bu tutum çocuk geleceğini inşa ederken hayattan beklentilerinin değişmesini sağlayacaktır.

    Çocuğunuzun Mükemmel Olmadığını Kabul Edin

    Çocuğunuzu el bebek gül bebek büyütmek ona yapabileceğiniz en büyük kötülüklerden bir tanesidir. Mükemmel diye bir şey yoktur. Çocuğunuza hata payı vermeden hatalarını engellerseniz çocuğunuz başka bir gün tek başına bir hata ile karşılaştığında, ki karşılaşacaktır, çocuk maddi manevi büyük sıkıntılar yaşayabilir. Burada hatalarla karşılaşmasını engellemek veya hatalarını kendiniz çözmek yerine çocuğunuzun hata çözerken mentoru olun. Çocuğunuza deneyim izni verin. Her şeyi önüne serip bununla övünmeyin. Çabanın ve çabası sonucunda ulaştığı başarının değerini öğrensin. Ayrıca çocuğunuz ergenlik döneminde girdiği fiziksel değişimler veya biyolojisinin getirdiği durumlar sonucu depresyona girmeye meyillidir. Bunun önüne geçmek yine size bağlı. Bu durumun doğal olduğunu ve utanılacak bir şey olmadığını çocuğunuza gösterirseniz kişi toplumdan geri kaldığını veya eksik olduğunu düşünmeyecektir. Kendisini toplumun bir parçası olarak görecektir.

    Çocuğunuzun Duyguları Olduğunu Unutmayın

    Çocuğunuzun erkek arkadaşı ya da kız arkadaşı olabilir. Bu gayet doğaldır. Siz bunun olmayacağını ona söylerseniz çocuğunuzun eksik gelişmesine neden olursunuz. Ergenlik döneminde bastırılmış, üzeri örtülmüş duygular Freud'un da dediği gibi nevroza dönüşür. Bu da zamanında yaşanamayan duyguların sonrasında verebileceği hasarlardır. Hepimiz insanız ve bizi biz yapan şeyler duygularımızdır. Duygularımızı kapattığımız zaman bir hiçiz. Siz her ne kadar çocuğunuzun duygularını kapatmaya çalışırsanız çalışın çocuğunuz bunu yapamaz. En kötü içine atar ya da gizli gizli yaşar. Buradaki olay çocuğunuzun kırılıp hata yapmaması ise başta en büyük hatayı siz yapmayın. Çocuğunuz bu tür duyguları sizinle rahatça paylaşabileceğini anladığı zaman onun anne babası olarak ona yol gösterin. Bir kenara çekilirseniz çocuk kendi başına bilinçsizce hareket eder ve o zaman sizin korktuğunuz hataları yapma potansiyeli yükselir.

    Çocuğunuzun Arkadaşı Olmayın

    Doğan Cüceloğlu'nun da belirttiği üzere, çocuğunuzun yeterince arkadaşı var. Size ihtiyaçları yok. Çocuğunuzun anne ve babaya ihtiyacı var. Onların arkadaşı olmayın. Onların anne ve babası olun. Günümüzde çoğu anne ve baba çocuklarıyla arkadaş olmalarından övünürler. Bu durumlar sözünüzün önemli konularda daha az geçmesini sağlayabilir. Size arkadaş olarak değil, örnek bir anne baba olarak bakan bir çocuğun size gösterdiği tutum başka, sizi arkadaş olarak gören bir çocuğun size gösterdiği tutum başka olur. Bu kısmı unutmamak gerekir. Her ne kadar yakın olsanız bile ne o sizin ne de siz onun arkadaşınızdır. Bu, ergenlik döneminde bir çocuğa sahip ailelere verebileceğimiz en önemli tavsiye olabilir.

    Çocuğunuzun Farklı Olmasına İzin Verin

    Çocuğunuzu belli kalıplarda, belli fikirlerde büyütmek yapacağınız en büyük hatalardan yine bir tanesidir. Özellikle ergenlik dönemindeki çocuklar farklı görüşlere çok açıktır ve adeta onları kucaklarlar. Farklı olmak, fark edilmek ve nihayetinde takdir edilmek isterler. Siz onların görüşlerine başımıza icat çıkarma mantığı ile yaklaşırsanız parlayan yıldızı söndürürsün. Bu konuya örnek olarak, Doğan Cüceloğlu'nun yurt dışında bir iş arkadaşı öğle yemeklerini kendisiyle birlikte yemeği birden bırakmış. Doğan Bey bu durumu kendisine sorduğunda, Doğan Bey ile düşüncelerinin aynı olduğunu, yemeği farklı düşüncelerde insanlarla yiyerek öğle arasında beyin fırtınası yaptığını dile getirmiş. Çocuğunuzun gelişen beyninin üzerine duvar çekmeyin. Sürekli olaylara farklı bakış açılarından da bakmasını sağlayın. Yeni icatlar, uygulamalar, ürünler hep farklı düşünce sonucunda doğmuştur. Eğer herkes aynı düşünüyorsa ortada bir düşünce olduğunu öne süremeyiz.

    Önce Kendinize Sonra Çocuğunuza İnanın

    Kariyerinde büyük başarılara imza atmış insanları dinlediğinizde size diyecekleri ilk üç şeyden birisi inanmak olacaktır. Öncelikle kendinize sonra da çocuğunuza inanın ve bunu çocuğunuza yansıtın. Sadece ergenlik döneminde değil, her çocuk yaptığı iş için önemsendiğini görmek ister. Özellikle, yaptığı bir işte kendisinden büyük birisi tarafından önemsendiğini hissederse çocuk, o işi yapma hevesi en az iki kat daha artacaktır. Siz çocuğunuza güvenmezseniz, ona bunu göstermezseniz çocuğunuza başkalarının güvenmesini beklemeyin. Çocuğunuz bir işle uğraştığına, yeni şeyler denediğinde karşı çıkmak yerine ona inandığınızı gösterin. Eğer çocuğunuz bir hevesle yanınız geliyorsa ne yapın edin mutlaka onu o anda dinlemeye çalışın. Aksi takdirde çocuğunuzun hevesini kırmış olacaksınız ve çocuğunuz ona yeterince inanmadığınızı, onunla ilgilenmediğinizi düşünerek belki de keşfetmesi gereken yeteneğini keşfetmesini engelleyeceksiniz.

    Her Zaman Çocuğunuzdan Fazla Bilmediğinizi Kabul Edin

    Ailelerde yaşanan büyük problemlerden birisi de çocuğun sürekli öğrenen, anne babanın da sürekli öğreten olmasıdır. Oysaki bilgi sonsuzdur ve her yaşta bir kişiden çok farklı şeyler öğrenebilirsiniz. Özellikle gündemi sizden daha iyi takip eden çocuğunuzu düşündüğünüzde ondan öğrenecek şeylerinizin olduğunu anlayabilirsiniz. Siz sadece ben öğretirim o bir şey bilmiyor, o daha hayatı tanımıyor düşünceleri ile hareket ederseniz bu sefer çocuğunuz sizinle bilgi paylaşmak istemez ve aynı bilmişliği ileride kendi çocuğuna da yapar. Bilmiyorum demenin ayıp olmadığını öncelikle kendinize sonra da çocuğunuza öğretirseniz ikiniz de şu anki bilginizden çok daha hızlı yeni şeyler öğrenmeye başlarsınız. Sürekli ben biliyorum ile çalışan beyin yeni bilgiyi almakta zorlanır. Siz bilmediğiniz bir şeyi biliyormuş gibi gösterdiğinizde beyniniz bunu biliyor kabul eder ve bilgiyi almadan geçer. Bu sebepten dolayı bilmemek çoğu zaman bilmekten daha iyidir diyebiliriz. Ayrıca bilme merakı kişiyi sürekli yeni işleri keşfetmeye iter. Tarihe adını yazdırmış kişilerin de bilgilerinden çok bilgisizliklerinin üzerine gittiğiniz görebilirsiniz.

    Bütün Bir Aile Olmayı Unutmayın

    Çocuğunuzu iyi yetiştirmek bir ekip işidir. Hem annenin hem babanın burada birlikte hareket etmesi gerekir. Burada dikkat etmeniz gereken en önemli nokta sadece çocuğunuzla değil, eşlerin de birbiri ile ilgilenmesidir. Evde huzurlu bir anne baba gören bir çocuk aynı huzuru ileride kendi ailesine de sağlayacaktır. Bu noktada Gülseren Budayıcıoğlu'nun terapilerinde hayat felsefesi haline gelmiş olan kader motifi kavramı yer alıyor. Geçmişte ailemizde yaşadığımız olaylar bizim karakterimizi sonrasında da kaderimizi oluşturur. Bu sebeple siz sadece çocuğunuzla ilgilenen birisi iseniz ileride çocuğunuzun eşine yeterince ilgi gösteremediğini gördüğünüzde şaşırmanıza pek gerek yoktur. Ayrıca birçok anne ve babanın çocuklarına karşı tutumunda kendi anne ve babasına benzemek istemediğini görebilirsiniz. Çocuğunuzun da bu şekilde olmaması için onun bu evde kendi başına bir birey olduğunu kabul edip buna ek olarak çocuğa uyum içinde geçinen bir anne babayı göstermelisiniz.

    Kaynakça: 

    Geliştiren Anne Baba - Doğan Cüceloğlu

    Çocuğunuz Hakkında Bilmeniz Gerekenler - Maria Montessori

    Camdaki Kız - Gülseren Budayıcıoğlu

     

    Yorum

    Zaten Hesabınız Varsa Buradan Oturum Açın
    Henüz bir yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun

    Kabul ederek, https://binyaprak.com/ dışındaki bir üçüncü tarafça sağlanan bir hizmete erişeceksiniz.

    © 2021 BinYaprak. Tüm Hakları Saklıdır.
    Bir TurkishWIN girişimidir.