ATELIER EMINE

    3

    Atelier Emine'nin hikâyesi 1960'larda, Bulgaristan'da tek bir dikiş makinesiyle başladı. 

    Zanaatten Couture'a

    Ailenin büyüklerinden Emine Mutlu, el işçiliğini kendi elleriyle öğrendi ve yıllar içinde bu zanaatı çanta üretimine dönüştürdü. 1989'da aile Türkiye'ye göç etti. Yanlarında çok az şey vardı; ancak yıllar içinde biriktirdikleri zanaat bilgisi ve üretim kültürü kaldı.

    Bu bilgi kuşaktan kuşağa aktarıldı.

    Emine Tüncer de bu kültürün içinde yetişti ve yıllarca çanta atölyelerinde çalışarak üretimin her aşamasını öğrendi. Ancak zamanla aynı problemi görmeye başladı: Aynı deri, benzer formlar ve birbirinden yalnızca logosuyla ayrılan çantalar.

    Emine için çantanın yalnızca taşıyan bir aksesuar olması yeterli değildi. Çantanın kendisinin bir tasarım nesnesi, hatta koleksiyonluk bir parça olması gerektiğine inanıyordu.

    Bu düşünce, Atelier Emine'nin başlangıç noktası oldu.

    Bir malzemeden yeni bir yapı

    Emine Tüncer, bir gün balıkçıların kullandığı neredeyse görünmez bir malzeme olan monofilamenti fark etti.

    İnce, hafif ve güçlüydü.

    Ancak asıl mesele bu malzemeyi kullanmak değil, onu bir çantanın taşıyıcı yapısına dönüştürmekti.

    Denizcilikte kullanılan düğüm ve örme teknikleri incelendi. Bu tekniklerin taşıma, sabitleme ve gerilim dağılımındaki özellikleri yeniden yorumlandı ve çanta yapısına uyarlandı.

    Böylece Atelier Emine'ye ait özel bir üretim yöntemi ortaya çıktı.

    Monofilament üzerine kristal, sedef, inci, ahşap ve kadife gibi farklı materyaller tek tek işlenmeye başladı. Denizcilikte kullanılan bir malzeme, couture çanta tasarımının temel yapı taşlarından birine dönüştü.

    Bir çanta, günler süren el işçiliği

    Atelier Emine'de bir çanta seri üretim hattından çıkmaz.

    Her çanta, tek bir artisan tarafından baştan sona üretilir. Tasarımın yapısına göre farklı materyaller tek tek yerleştirilir, örülür, düğümlenir ve sabitlenir. Sadece iç astarın dikişinde makine kullanılır; bunun dışındaki üretim tamamen el işçiliğidir.

    Bir Atelier Emine çantasının üretimi ortalama 3 gün sürer. Daha karmaşık tasarımlarda bu süre 5 güne kadar çıkabilir.

    Bu nedenle aynı modelden çok sayıda üretmek mümkün değildir. Her parça, üretim sürecinin doğal sınırları içinde sınırlı sayıda ortaya çıkar.

    Atelier Emine için bu yavaşlık bir eksiklik değil, tasarımın bir parçasıdır.

    Çünkü el işçiliğinin yerini hızlandırılmış üretim aldığında, çantanın karakterini oluşturan detayların da anlamını kaybettiğine inanıyoruz.

    Bugün Atelier Emine

    2025 yılında 65 yıllık bu aile mirası, Atelier Emine adı altında yeni bir kimliğe kavuştu.

    Bugün Türkiye'deki özel atölyemizde; kristal, sedef, inci, ahşap ve kadife gibi materyallerle çalışan uzman artisanlardan oluşan bir ekip var. Her artisan kendi uzmanlık alanında çalışıyor; ancak her çanta üretimin başından sonuna kadar tek bir artisanın elinden geçiyor.

    Atelier Emine'nin amacı daha fazla çanta üretmek değil, farklı çantalar üretmek.

    Logosu kapatıldığında birbirinden ayırt edilemeyen standart çantaların aksine, her Atelier Emine parçasının kendi karakterine sahip olmasını istiyoruz.

    Bu yüzden hazır kalıpları ve hızlı üretimi değil; özgün teknikleri, el işçiliğini ve uzun üretim sürecini merkeze alıyoruz.

    Atelier Emine, 65 yıllık bir zanaat mirasının geçmişte kalması yerine yeni bir form kazanabileceğine inanıyor.

    Geçmişten gelen zanaat, bugün yeni bir yapıya dönüşüyor.

     

    Yorum

    Yorumlar herkese açık kullanıcılar tarafından kullanılamaz.Yorum görüntülemek/eklemek için lütfen önce giriş yapın.

    BinYaprak; iş hayatına atılmaya hazırlanan farklı coğrafyalardaki üniversiteli kadınla, çalışan kadının ilham, tecrübe ve iş fırsatlarını paylaştıkları, çalışan kadının dijital kız kardeşlik çemberi.

    © 2026 BinYaprak. Tüm Hakları Saklıdır.
    Bir TurkishWIN girişimidir.