Kadınların hikayelerini paylaşan, "Deneyim paylaşınca güzeldir" inancıyla çalışan BinYaprak ailesi olarak, 29 Ekim'de BinYaprak Hikaye Hasadı Hareketini başlattık. Cumhuriyetimizin 2. yüzyılına kadınların hikayelerini hediye etmek için çıktığımız Hikaye Hasadına, ilklerin hikayeleri ile devam ediyoruz.
Nil Venditti, sahnede yalnızca bir orkestrayı yönetmekle kalmayıp yılların emeğini, bilgisini ve tutkusunu aynı anda görünür kılmayı başarmış bir sanatçı. Sanatının aracısı olan baget, bir yön verme aracından çok, onun için müziğe açılan bir kapıdır. Bugün dünyanın farklı ülkelerinde orkestralarla çalışan, İstanbul'da CRR Senfoni Orkestrası'nın daimi şefi olan Venditti, klasik müziği yalnızca icra etmemiş; onu yaşayan, taşıyan ve dönüştüren bir sanatçı olmuştur.
Venditti'nin hikâyesi, İtalya'da başlamıştır. İtalyan bir baba ve Türk bir annenin kızı olarak dünyaya gelmiş, iki kültürün içinde büyümüştür. Yazlarını Datça'da geçirmiş, Türkiye ile bağını küçük yaşlardan itibaren korumuştur. Kendisi altı yaşında çello çalmaya başlamış, sekiz yaşında konservatuvara girmiştir. On yaşındayken Roma'daki Accademia Nazionale di Santa Cecilia Gençlik Orkestrası'na kabul edilmiş ve burada uzun yıllar birinci çello olarak görev almıştır.
Erken yaşta büyük orkestraların disiplinini tanımış, sahnenin yalnızca görünen kısmıyla değil, arkasındaki emeğiyle de erken tanışmıştır. Çello eğitimi sırasında tüm orkestrayı izlemeye başlamış; şeflerin partisyonlarını incelemiş, müziğin bütününü anlamaya çalışmıştır. Bu merak, zamanla orkestra şefi olmak hayaline dönüşmüştür.
İtalya'da viyolonsel eğitimini Francesco Pepicelli ile tamamlamış, ardından İsviçre'de Zürih Sanat Üniversitesi'nde Prof. Dr. Johannes Schlaefli'nin rehberliğinde orkestra şefliği eğitimi almıştır. Dünyaca ünlü şeflerle Pärnu Müzik Festivali Şeflik Akademisi'nde çalışmıştır. Bu süreç, onun sanatsal olarak da derinleşmesinde büyük katkı sağlamıştır.
Hayatındaki en önemli dönüm noktalarından biri, Fazıl Say'dan aldığı bir telefon olmuştur. Venditti'nin Slovenya Filarmoni Orkestrası ile gerçekleştirdiği konser, onun ilk büyük profesyonel sahnesi olmuş; ardından dünyanın önde gelen orkestralarında yer almasının yolu açılmıştır. Royal Northern Sinfonia, Finlandiya Radyo Senfoni Orkestrası, BBC Filarmoni, Borusan İstanbul Filarmoni ve Paris Operası Orkestrası gibi birçok önemli kurumla iş birliği yapmıştır.
2024-2025 sezonunda CRR Senfoni Orkestrası'nın ilk kadın daimi şefi olarak göreve başlamıştır. Bu görevle birlikte yalnızca konserler yönetmemiş, İstanbul'da klasik müziğin daha geniş kitlelere ulaşması için çalışmıştır. Gençlerin, çekinmeden konser salonlarına gelmesini hedeflemiş; müziği hayatın içinden bir deneyim hâline getirmeye odaklanmıştır.
Nil Venditti için sahne, yalnızca bir performans alanı değildir. Orası, çocukken çellosunu kucaklayan küçük bir kızın, yıllar sonra hayaline dokunduğu yerdir. Sahneye çıktığında dünyadan kopmuş, yalnızca müziğin içinde var olmuştur. Kendisini "dev gibi" hissettiği o anlarda, bütün yorgunluğu anlam kazanmıştır.
Bugün hâlâ müziğe aynı tutkuyla yaklaşmaktadır. Ünü, başarıları ve uluslararası kariyerine rağmen, temel motivasyonu değişmemiştir: Müziği sevmek ve onunla yaşamak. Nil Venditti'nin hikâyesi, yeteneğin disiplinle birleştiğinde nasıl bir güce dönüşebileceğini gösteren canlı bir örnektir.
BinYaprak; iş hayatına atılmaya hazırlanan farklı coğrafyalardaki üniversiteli kadınla, çalışan kadının ilham, tecrübe ve iş fırsatlarını paylaştıkları, çalışan kadının dijital kız kardeşlik çemberi.
BinYaprak; iş hayatına atılmaya hazırlanan farklı coğrafyalardaki üniversiteli kadınla, çalışan kadının ilham, tecrübe ve iş fırsatlarını paylaştıkları, çalışan kadının dijital kız kardeşlik çemberi.
![]()
2023 BinYaprak. Tüm hakları saklıdır. Bir TurkishWIN girişimidir
Yorum