Kadınların hikayelerini paylaşan, "Deneyim paylaşınca güzeldir" inancıyla çalışan BinYaprak ailesi olarak, 29 Ekim'de BinYaprak Hikaye Hasadı Hareketini başlattık. Cumhuriyetimizin 2. yüzyılına kadınların hikayelerini hediye etmek için çıktığımız Hikaye Hasadına, ilklerin hikayeleri ile devam ediyoruz.
Sabiha Rüştü Bozcalı, Türkiye'nin ilk kadın illüstratörü olarak sanat tarihimizde özel bir yere sahip olmakla birlikte, endüstri üretimini resmeden ilk kadın ressamlarımızdan biridir. Resim, illüstrasyon ve gazete çizimleriyle hem sanat dünyasında hem de yayıncılık alanında iz bırakmış; bir kadının sanatla kamusal alanda var olabileceğini güçlü biçimde göstermiştir. Yaşamı boyunca üretmekten vazgeçmeyen Bozcalı, sanat yolunda öncü bir kadın olarak pek çok genç sanatçının yolunda iz bırakmıştır.
Eğitimi ve Sanatçı Kimliğinin Oluşumu
1904 yılında İstanbul'da, sanat ve kültürle iç içe bir ailede dünyaya gelen Sabiha Rüştü, resme çok küçük yaşta başladı. Annesinin teşvikiyle henüz beş yaşındayken kalem ve boyalarla tanıştı. İlk derslerini ressam ve müze müdürü Ali Sami Boyar'dan aldı. Sonrasında genç yaşta ailesinin desteğiyle yurt dışına gönderildi. Berlin ve Münih'te eğitim gördü, Paris'te başarılı ressam Paul Signac'ın atölyesinde çalıştı. Roma'da ise Giorgio de Chirico'nun yanında üç yıl eğitim aldı. Türkiye'ye döndükten sonra Güzel Sanatlar Akademisi'nde Namık İsmail'in atölyesinde çalışmalarına ve eğitimine devam etti.
Sanat Yolunda Adımları
1930'lu yıllarda sanat yaşamının daha da görünür hale geldiği dönemlerde sergilere katıldı, özel sergiler açtı ve Devlet Resim ve Heykel Sergileri'nde yer aldı. 1939'da Yurt Gezileri kapsamında Zonguldak'a gönderilen tek kadın ressam oldu. Burada kömür ocaklarını, fabrikaları ve işçileri resmetti. Böylece Türkiye'nin sanayileşme sürecini sanat yoluyla belgeleyen öncü isimlerden biri haline geldi.
1949'dan itibaren gazetecilik ve illüstrasyon alanında da aktif olarak çalıştı. Milliyet Gazetesi başta olmak üzere birçok gazetede ressamlık yaptı. Kitap kapakları, tefrika çizimleri ve özellikle Reşat Ekrem Koçu'nun hazırladığı İstanbul Ansiklopedisi için yaptığı desenlerle geniş kitlelere ulaştı. Bu yönüyle sanatını yalnızca galerilerle sınırlamadı, halkın günlük hayatına taşıdı.
Eserleri ve Vizyonu
Sabiha Rüştü Bozcalı'nın eserlerinde portre, natürmort ve manzara önemli bir yer tutar. Özellikle portrelerindeki güçlü desen anlayışı dikkat çekmektedir. Fotoğraflardan yola çıkarak yaptığı çizimler, yüzlerdeki duyguyu ve karakteri başarıyla yansıtır. 1960'taki Yassıada Duruşmaları için hazırladığı çizimler, onun belgeselci yönünü de ortaya koymuştur. Aynı zamanda kitap resimlemeleri ve reklam çizimleriyle görsel anlatım dilini zenginleştirmiştir. Kendi ifadesiyle "sürekli çalışmak", onun sanat anlayışının temelini oluşturur.
Sabiha Rüştü Bozcalı, yalnızca yetenekli bir ressam değil; aynı zamanda cesur, kararlı ve üretken bir kadındı. Erkek egemen bir sanat ve basın dünyasında var olmayı başardı, ön yargılara rağmen yolundan dönmedi.
1998 yılında İstanbul'da hayatını kaybeden Bozcalı, geride çok sayıda resim, desen ve ilham dolu bir miras bıraktı. Bugün eserleri müzelerde, kütüphanelerde ve özel koleksiyonlarda yaşamaya devam ediyor. O, yalnızca "ilk kadın illüstratör" değil; emeğiyle, direnciyle ve üretkenliğiyle sanat tarihinde kalıcı bir iz bırakan güçlü bir sanatçıdır.
BinYaprak; iş hayatına atılmaya hazırlanan farklı coğrafyalardaki üniversiteli kadınla, çalışan kadının ilham, tecrübe ve iş fırsatlarını paylaştıkları, çalışan kadının dijital kız kardeşlik çemberi.
BinYaprak; iş hayatına atılmaya hazırlanan farklı coğrafyalardaki üniversiteli kadınla, çalışan kadının ilham, tecrübe ve iş fırsatlarını paylaştıkları, çalışan kadının dijital kız kardeşlik çemberi.
![]()
2023 BinYaprak. Tüm hakları saklıdır. Bir TurkishWIN girişimidir
Yorum