Esra-sengul-kiz-kardeslik-hikayesi-cover

Gerçek Bir Kız Kardeşlik Hikayesi

Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü öğrencisi olarak kök hücre araştırmasını Oxford'da gözlemleyebilme fırsatımı kız kardeşlik hikayemle nasıl yarattım, öğrenmek ister misiniz?


Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü öğrencisi olarak kök hücre araştırmasını Oxford'da gözlemleyebilme fırsatımı kız kardeşlik hikayemle nasıl yarattım, öğrenmek ister misiniz?

Merhaba, ben Esra Şengül. İstanbul Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümünde 3. sınıf öğrencisiyim. Kariyerimi Parkinson hastalığında kök hücre tedavisi alanında şekillendirmek istiyorum. Parkinson hastalığında en yaygın kullanılan tedavi Dopamin'i merkez alan ilaçlardır ve genellikle semptomları azaltma yönündedir. Bu da semptomların ağırlaşma derecesine göre uygulanıyor yani kanserdeki gibi erken tanı maalesef Parkinson hastalığında tedavi için yetersiz olmakta ve henüz standart bir tedavi yöntemi mevcut değil. Ben özellikle hastalığın erken döneminde nöronların işlevlerini iyileştirmek ve hasarı geri almak için kök hücre tedavisini efektif olarak kullanabilme yollarını araştırmaya yoğunlaşmak istiyorum. Bunu anlayabilmek için çeşitli metotları ve geniş olanakları olan, hem kök hücre hem genetik mekanizma araştırması yapan, klinik seyri gözlemleyebileceğim bir fırsat ayarlamak için araştırmalara başladım.

O yaparsa ben de yaparım

Geçen yıl bu adımı atmaya kalktığımda hep "O yaparsa ben de yaparım." motivasyonuyla ilerlerken; "Sen kız çocuğusun.", "Tek başına yapamazsın.", "Türkiye'de bulduğun fırsatlar yeterli.", "Başına bir şey gelir." gibi cinsiyetçi söylemler yüzünden pes etmiştim, fakat bu kez beni korkutmalarına izin vermeyip başvuru sürecinde tek başıma ilerledim. Nihayet hayallerimdeki çalışma koşullarına sahip Harvard Medical School bünyesindeki bir laboratuvardan kabul aldım. Ancak asıl sıkıntının bu aşamada başladığını bilmiyordum. Kabul koşulu olarak hocam burs/fon bulmamı istiyordu. Çünkü Boston şehri yaşam masrafları, kalacak yer ve ulaşım konularında pahalı bir yer olduğu için kabul aldığım hoca orada kalacağım süreçte bunları karşılayabileceğimden emin olmak istiyordu. Kabataslak bir bütçe araştırması yaptım ve bu baya göz korkutucuydu. Hocam burs bulma sürecimde her türlü desteği vereceğini belirtti, bu güven vericiydi, "-di" :) Çünkü akabinde 5000$ bütçe veren bir fon bulup projemi yazmama rağmen Harvard'dan almam gereken destek mektubunu alamadım. Kazanacağıma kesin gözüyle bakılan fırsat, başvuruların kapanmasına 1 gün kala hocanın vakti olmadığı ve burssuz gitmemi istediğine karar vermesiyle uçtu gitti... Aylardır yazdığım talep formları, araştırmalarım ve proje önerim çöp olmuştu. Kendimi toplayıp vize başvurumu iptal edip gidemeyeceğimi haber vermek için yazacaktım, "-tım" :) Çünkü henüz son kısma gelmediğimi fark ettim, yolum İnci ve Binyaprak ile kesişti. Binyaprak ve Turkishwin ile 2 yıl önce kampüs faaliyetlerini incelediğimde tanışmıştım. Aralık ayında "Bilim ve Teknoloji İncileri'ne Destek" kampanyasını gördüm. Binyaprak'ın TTGV ve Ideanest işbirliği ile bilim kadınlarına destek vermek için oluşturduğu muhteşem bir fırsattı. Kampanyanın ilk incisi İnci Kadribegiç, Almanya ve Amerika'da kanser araştırmasına katılıyordu bu fırsatla.

Dayanışmanın en güzel hali

Ben de yapabilirim diyerek projeyi gördüğüm akşam Binyaprak'a mail attım. Araştırma konumdan, gideceğim merkezden ve bana ne tür katkıları olacağından bahsetmiştim. Geç saatte yazdığım mailime hemen cevap geldi ve çözüm için seferber oldular. Detayları konuşmak ve plan oluşturmak için İnci ile bir araya geldik. Arya Kadın Platformu, Binyaprak ve TTGV networkleriyle neleri ayarlayabileceğimizi anlattı ve bu süreçte her zaman destekçim olduklarını gösterdi. Vize işlemlerinden Boston'daki yaşam sürecime kadar her türlü sorunumu çok rahat çözdük. Aylardır yaşadığım olumsuzluklar tersine döndü. "Bilim ve Teknoloji İncileri'ne Destek" programının çok hızlı ve güzel işleyen bir program olduğunu, kampanyanın İnci'sinin kendisinden sonraki İnci'lere ilham vererek muhteşem bir kız kardeşlik dayanışması oluşturduğunu gördüm. Artık her şey tamam; vize formlarını da doldurduk, sıra Harvard Uluslararası Öğrenci Ofisi'nden belgeleri onaylatmaya geldi. Düşe kalka geldiğimiz bu aşamalardan sonra bir sorun beklemiyordum, yanılmışım. Komisyon son anda gidişimi "Harvard Medical School'a gelecek yabancı öğrenciler kendi okullarında puanlandırma olarak %90'ın altında olmamalı." gerekçesiyle iptal etti. O kadar ilginç ki, kabul mektubumu alırken bunun sorun olmadığını Harvard'da çift kürsüsü olan direktör söylemişti. Artık olayların bizim de elimizde olmadığını anladım ve kararı doğal karşılayıp süreci bitirdim. Şubat ayına gelmiş olmanın ve bu olaylara ayırdığım 5 ayın boşa gitmesinin üzüntüsünü yaşarken bir e-mail geldi. Oxford'da istediğim konu üzerine çalışan birkaç hoca ile geçen ağustosta görüşmüş ve sunum yapmıştım. Sonrasında iletişimi devam ettirmedik ve ben de Harvard'a yoğunlaşmıştım. Mailde bana bu yaz laboratuvarında çalışmak isteyip istemediğimi soruyordu! En sona yaklaşıp pes etmeye başladığın ana kadar iyi şeyler kendini göstermezmiş gerçekten de… Tüm süreçte yanımda olan İnci ve Binyaprak'la durumu paylaştım, hemen geçmiş süreçteki sorunlarla vakit kaybetmeden benimle yeni fırsata odaklandılar ve aynı şekilde destek oldular.

Hayallerinin peşinden git

Hayallerimin peşinden gitmek için çıktığım yolculukta en önemli unsurun kız kardeşlik desteği olduğunu ve karşılaştığım sorunların hayallerime daha sıkı sarıldığımda, inandığımda ve en önemlisi vazgeçmediğimde kendiliğinden çözüldüğünü anladım. İnci'nin bana aktardıkları gerçekten kelimelerle anlatamayacağım kadar inanılmaz. Geniş ufku, güzel kalbi ve cesaretiyle farkında olmadan bana birçok şey öğretti. Tüy gibi hafiflemiş ve az buçuk değişmiş halde yoluma devam ediyorum şimdi. İyi değerlere ve tecrübeye sahip birinden ilham almanın ve paylaşmanın önemini fark ettim. Sahip olacağımız en büyük desteğin ilham olduğunu ve tecrübelerimizi paylaşarak birbirimizi yükseltip hayallerimizi gerçekleştirebileceğimizi anladım, İnci, TTGV ve Binyaprak ailesine bu düşünceyi aşıladıkları ve akademi yolunda bana kız kardeşler kazandırdıkları için çok teşekkür ederim!

Yazar: Esra Şengül

Esra Şengül, İstanbul Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik 3. sınıf öğrencisidir. Mezun olduktan sonra kök hücre tedavileri hakkında çalışmak istiyor. Bilimi, keşfetmeyi ve öğretmeyi çok sevdiğini dile getiren Esra,  dezavatajlı çocukların eğitimde ön plana çıkabilmesi için akademik çalışmalar yapmayı planlıyor. Vaktinin bir kısmını aikido ve resim ile değerlendiriyor.


0
 

Yorum

Zaten Hesabınız Varsa Buradan Oturum Açın
Henüz bir yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun
Haydi Binyaprak'lı Ol