Bazı telefon numaraları asla silinmez.
Aradan yıllar geçse bile.
Çünkü o numara artık sadece bir telefon numarası değildir.
O numarada bir ses vardır.
Bir gülüş vardır.
Bir insanın bütün hayatı vardır.
Kız kardeşim Olena'nın numarası hâlâ telefonumda.
Bazen ekranda adını gördüğümde, çok kısa bir an için onun hâlâ beni arayabileceğini düşünüyorum.
Sonra gerçeği hatırlıyorum.
Olena artık beni arayamaz.
Çünkü kız kardeşim 3 Eylül 2022'de savaşta hayatını kaybetti.
Ama ben onun hikâyesini sadece ölümünden başlatmak istemiyorum.
Çünkü Olena'nın hayatı, ölümünden çok daha büyüktü.
Olena Sozoniuk, 13 Kasım 1993'te doğdu.
O bir kız kardeşti.
Bir anneydi.
Bir evlattı.
Bir arkadaştı.
Ve Ukrayna'nın 14. Ayrı Mekanize Tugayı'nda savaş sıhhiyecisi olarak görev yapan kıdemli bir çavuştu.
Onun görevi yaralanan insanların yanında olmaktı.
Bir insanın hayatını kurtarmak için kendi hayatını tehlikeye atmaktı.
Belki de insanın başkasının hayatını kurtarmaya çalışırken kendi hayatını kaybetmesinden daha acı bir şey yoktur.
Olena'nın arkasında küçük bir kızı kaldı.
Ve benim için bu hikâyenin en ağır tarafı tam da burada başlıyor.
Çünkü bir çocuk annesini kaybettiğinde sadece bugünü kaybetmez.
Gelecekteki anlarını da annesi olmadan yaşamak zorunda kalır.
İlk okul günü...
Doğum günleri...
Başarıları...
Belki ilk aşkı...
Belki bir gün kendi çocuğunu kucağına aldığı an...
Bütün bu anlarda annesinin yanında olması gereken yerde bir boşluk olacaktır.
Ve o boşluğun adı Olena olacaktır.
Bir gün kızı büyüdüğünde annesi hakkında sorular soracak.
"Annem nasıl biriydi?"
"Gülüşü nasıldı?"
"Beni gerçekten seviyor muydu?"
"Ben küçükken bana nasıl sarılırdı?"
Ben ona anlatmak istiyorum.
Annesinin nasıl güldüğünü...
Nasıl sevdiğini...
Nasıl güçlü olduğunu...
Ve onu ne kadar çok sevdiğini.
Çünkü bir insan öldüğünde geride sadece bir mezar kalmaz.
Geride hikâyeler kalır.
Fotoğraflar kalır.
Eşyalar kalır.
Hatıralar kalır.
Ve en önemlisi, onu unutmayan insanlar kalır.
Ben kız kardeşimin unutulmasını istemiyorum.
Onun sadece bir savaş istatistiği olarak hatırlanmasını istemiyorum.
Olena bir sayı değildi.
Bir haber başlığı değildi.
Bir fotoğraftaki üniformadan ibaret değildi.
O benim kız kardeşimdi.
Bir çocuğun annesiydi.
Bir ailenin parçasıydı.
Ve hayatını başka insanların hayatını kurtarmaya adamış bir kadındı.
Savaş hakkında çok şey yazılıyor.
Haritalar konuşuluyor.
Sayılar açıklanıyor.
Şehirlerin isimleri söyleniyor.
Ama bazen savaşın gerçek yüzünü anlamak için bir tek insanın hikâyesine bakmak yeterlidir.
Bir annenin çocuğuna dönememesi...
Bir kız kardeşin telefondaki numarayı silememesi...
Bir çocuğun annesinin sesini hatırlamak için fotoğraflara bakması...
İşte savaşın benim için anlamı budur.
Ben kız kardeşimi kaybettim.
Ama onun hikâyesini kaybetmek istemiyorum.
Bu yüzden anlatıyorum.
Belki bu yazıyı Türkiye'de hiç tanımadığım bir kadın okuyacak.
Belki Olena'yı daha önce hiç duymadı.
Ama şimdi onun adını biliyor.
Ve belki bir an için durup düşünecek:
Ukrayna'da bir kadın vardı.
Adı Olena'ydı.
Bir anneydi.
Bir kız kardeşti.
Bir savaş sıhhiyecisiydi.
Ve geride onu asla unutmayacak insanlar bıraktı.
Benim için onun hikâyesini anlatmak, geçmişe tutunmak değil.
Onu yaşatmanın bir yolu.
Çünkü bazı insanlar öldükten sonra da yaşamaya devam eder.
Sevdiklerinin kalbinde.
Çocuklarının hafızasında.
Fotoğraflarda.
Anılarda.
Ve anlatılan hikâyelerde.
Ben Olena'nın kız kardeşiyim.
Ve onu anlatmaya devam edeceğim.
Çünkü ben onu hatırladığım sürece,
Olena'nın hikâyesi yaşamaya devam edecek.
Değerli Olena Sozoniuk'un hikayesini anlatan kız kardeşi Olga Kara'ya teşekkür ederiz.
BinYaprak; iş hayatına atılmaya hazırlanan farklı coğrafyalardaki üniversiteli kadınla, çalışan kadının ilham, tecrübe ve iş fırsatlarını paylaştıkları, çalışan kadının dijital kız kardeşlik çemberi.
BinYaprak; iş hayatına atılmaya hazırlanan farklı coğrafyalardaki üniversiteli kadınla, çalışan kadının ilham, tecrübe ve iş fırsatlarını paylaştıkları, çalışan kadının dijital kız kardeşlik çemberi.
![]()
2023 BinYaprak. Tüm hakları saklıdır. Bir TurkishWIN girişimidir
Yorum