dunyanin-tadini-doya-doya-yasa

Dünyanın Tadını Doya Doya Yaşa!

​Almanya'da Erasmus macerasını başvuru sürecinden dönüşüne kadar ayrıntılı tüm süreçleriyle Merve senin için anlattı! 


​Almanya'da Erasmus macerasını başvuru sürecinden dönüşüne kadar ayrıntılı tüm süreçleriyle Merve senin için anlattı! 

Hallooo! Ben Merve. Hatta "You can easily pronounce like Marvel without l" diyorum şimdilerde, hem de onlarca insanla tanışırken akılda kalıcı oluyor.

Kendini bu yazıda bulduğuna göre hayatının bir noktasına Erasmus eşlik etmek üzere sanırım. Böyle bir fırsatın olduğu için çok şanslısın. Her gün kendin ve dünya hakkında yeni şeyler öğrenmek insanı hem daha dinç tutuyor hem de daha keyifli hissettiriyor. Dünyada adını bile duymadığım dilleri konuşan arkadaşlarım oldu, onların kültürlerini öğreniyorum, kendi kültürümü anlatıyorum ve ortak noktada buluşuyoruz. Haftalarca sürecek gezi ve etkinlik planları yapmaksa en keyiflisi, bunları sonra hep anlatacağım … 

Şimdi burada kendimi nasıl buldum? Üniversiteye başladığımdan beri "Hangi yıl nerede ne yapsam?" diye uzun vadeli planlar hazırlıyorum kendime. 3.sınıf için de "Erasmus neden olmasın?" diyordum. Yabancı dilimi geliştirmek kariyerim için çok önemliydi ve farklı kültürlerden kalıcı arkadaşlarım da olsun istiyordum. Şöyle bir düşününce başka bir ülkede yaşamak dert değildi benim için, zaten alışkınım sevdiklerimden uzak yaşamaya. Ancak vakit yaklaştıkça "Acaba İstanbul'da staj yaparak buradaki kariyer ortamını kaçırmasam mı?" soruları kafamı kurcalamıştı, hatta bunun için Erasmus fikrinden vazgeçmiştim. Taa ki beni motive eden arkadaşım Beyza sayesinde YTU Kalite ve Verimlilik Kulübü mezunları ile konuşana kadar. Kiminle konuşsam büyük bir gülümseme ile "mutlaka git, okulun uzasa da git, sadece git!" diyordu. Baktım gidip de pişman olan kimse yok ve gidemeyenlerde de bir burukluk var, tamam dedim gidiyorum!

İngilizce sınavı ve ortalamamızdan bir puan alıyoruz. Sonra tercih dönemi başlıyor. Okul tercihimi yaparken gideceğim ülkenin gelişmişlik düzeyini, okuduğum bölümle ilişkili olmasını ve eğitim dilini dikkate aldım, ders içeriklerinin tam olarak uyuşmasına çok dikkat etmedim. Bir de en yakın arkadaşlarım ile aynı okula gitmemeye özen gösterdik çünkü hepimiz de kendi konfor alanımızdan çıkarak yeni arkadaşlar edinmek istiyorduk. Ders içeriklerinin uyuşmasını kontrol etmek için okulunun sitesinden anlaşmalı okulları öğrenip ardından kendi sitelerinden dersleri inceleyebilirsin.

Ben tercihimi Almanya'dan yana kullandım. Avrupa'da birkaç ülke gezsem de Almanya'ya daha önce hiç gelmemiştim ve biraz da önyargılıydım açıkçası. Ancak mühendislik okuyor olmam, okulun ders dilinin ingilizce olması ve ekonomisi güçlü bir ülke olması beni cezbetti. Yaşam standartlarının da yüksek olmasını bekliyordum, öyle de oldu. Bu da mezun olduktan sonra yurt dışında çalışma/master yapma fikri için bir bakış açısı kazandırıyor. Yakın arkadaşlarım da Almanya'nın başka şehirlerinde karar kıldılar. Hibe desteği de alarak okulum Karlsruhe şehrinde HSKA'da olarak belirlendi. 

Arkama bile bakmadım. O kadar arkama bile bakmadım ki gerçekten gidiyor olduğumu fark ettiğim an, son sarılmalar ve pasaportuma damga basıldığındaydı, gerçekten! Öncesindeki bir ay şen şakrak Avrupa'da 6 aylık deneyimim olacak lafları ve boş koşturmalı vize hazırlıkları... 😊

IDATA'dan da vize randevumu aldım. Yeşil pasaportum olsa da 90 günden fazla kalacağım için vize gerekiyor. Hibeli bir eğitim olacağı için vize ücreti ödemiyoruz. Randevu için uçak biletimden 35 gün önce aradım, 25 gün öncesine randevu verdiler. D tipi olan vizem 4 günde çıktı. Randevu öncesinde maillerle gelen yönlendirmeler dahilinde tüm belgeleri tamamladım. Beni en çok zorlayan şey sigorta oldu. Seyahat sağlık sigortası geçerli olmuyor ve normalde Almanya Türkiye Sigorta Belgesi (AT11) alınabiliyor. Ben özel bir şirkette stajyer olarak çalıştığım için sigortam yatıyordu ve işten ayrılsam dahi bir süre devletten AT11 belgesi alamıyordum. Sonra bir sigorta firmasından 30.000 Euro teminatlı eğitim sağlık seyahat sigortası aldım. 6 ay için yaklaşık 80 Euro ödemem gerekti. Vizede bu sigortayı kabul ettiler. Ancak okula geldiğimde öğrendim ki Almanya 100.000 Euro teminatlı eğitim sigortası istiyor. Neyse ki ben burada iken ailem Türkiye'den AT11 alabildi ve hallettik.

Vize işlemleri sırasında Almanya'da yaşayacak bütçem olduğunu beyan edebilmek için 6 ay 320 Euro tutarında sponsor olacak kişinin (annem) banka hesabını gösterdik. Bu banka hesabını Almanya'ya gelene kadar bloke edip burada açmak gibi şeyler okumuştum ama Almanya vizesi için buna gerek kalmadı. Yine de her ülkenin kendi prosedürü olduğu için konsolosluktan gelecek belgeleri takip etmek gerek.

Buraya gelmeden önce kasım ayında okula kabulümü alır almaz okulun yurduna başvuru yaptım. Okula başvuruyu son güne bırakmama rağmen kabul aldım. Önerim ise okula başvurunuzu erken yaparak (kendi okulunuzda o okulu kazansanız da karşı tarafa da bir online başvuru gerek) okulun yurdu için başvurmak. Okulun yurduna seçilemeyen Erasmuslular ise bir kaç gün erken gelerek burada apart daire bakıyorlar. Bu apart dairelerde herkesin kendi odası ve ortak bir mutfak banyo alanı var.Ek olarak gelmeden okulunuza yurt ücretini, depozitosunu ve okulun talep edeceği dönemlik bir harç parası var mı bunları sormakta fayda var. Ben yurt için 250 Euro veriyorum.

Gelmeden önce "Kaç para getirmek yeterli olur, paramı komisyonsuz hangi bankalardan çekebilirim ?" şeklinde pek çok blog araştırdım ve TEB 'in Deutsche Bank ile komisyonsuz para çekme anlaşması olduğu için gelmeden TEB kartı çıkarttım ve döviz hesabı açtım, kartımı mobil uygulamada aktif ettim yurt dışı işlemlerine açtım. Ancak buraya geldiğimde yurt kirası için otomatik ödeme talebi şeklinde hesaptan direk aldıkları için Alman Bankasıdan hesap açmam gerekti. Üniversitem beni Erasmus Buddy şeklinde bana yardımcı olarak biri ile eşleştirmişti. Onun desteği ile bu süreçleri tamamladık. TEB ile anlaşması olan Deutsche Bank işlemleri en az bir ay sürdüğü için Sparkasse 'den ücretsiz olarak banka hesabı açtım (dönerken kapatmak gerek). Tüm hibemi SWIFT işlemi ile Alman banka kartıma aktardım. Bu aktarım için 6 Euro ödedim. Ailem de harçlığımın bir kısmını oraya aktardı. Artık komisyonsuz para çekebiliyorum. Aslında TEB'den hesap açmama gerek yokmuş. SWIFT aktarımında para harcamak istemezseniz Türkiye'de kullandığınız kredi kartınız ile alışverişlerinizi yaparak günün döviz kuruyla da harcama yapabilirsiniz, hatta arkadaşlarınız için de kredi kartı ile işlem yapıp onlardan nakit geri alırsanız nakit paranız olur, bu da bir seçenek, gelmeden kart limitini yükseltmekte fayda var. Bence euro azken çevirmek ve tek seferlik SWIFT komisyonu ödemek daha mantıklı.

Telefonum yurt dışı işlemlerine açıktı, mobil onay kodu geldiğinde kullanmak için Türk sim kartımı yanıma aldım. Buraya gelince de Almanya'da en ucuz sim kart ALDI markası, 13 Euro'ya hattı satın aldım, 15 Euro'ya 5GB internet yaptım. Birçok yerde internet var aslında; okulda, müzede, tren istasyonunda…

Şehre ilk indiğim zaman internetim yoktu, gideceğim yeri önceden Google Haritalar'da işaretlemiştim. Sonra da insanlara sora sora ulaştım. Bana çok yardımcı oldular, böylece ilk izlenim olarak Almanlar soğuktur sadece kendi dillerini konuşurlar deneyimini yaşamadım, ve hala da yaşamıyorum. Yurt dışında ilk kez yalnız olarak yön bulmak biraz kötü hissettirmişti aslında, haritaya hiç bakmayıp bakar gibi yaptığımda beni tutup yönüme çeviren komik arkadaşlarım yoktu, yine de bunun için bile çok şanslı olduğumu hissetim, bu sefer yanımda 50% görme engelli olduğu halde 30 kiloluk valizimi taşıyan iyi bir Alman vardı. Sadece çok çok teşekkür edebildim. O da bir dahakine mutlaka bilet al yoksa ceza yersin diyordu. :) Velhasıl, tramvaydan inince de Google Haritalardan doğru yönde miyim diye kontrol ettim ve ulaştım. 

Evet biraz önce 30 kiloluk valizim dedim bir de 15 kg seyahat sırt çantam vardı.. Ben zaten 50 kiloyum gerçekten karınca gibi hissediyordum, omuzum koptu, her türlü yardıma açıktım. Bilin bakalım neyi anlamış oldum? Neyi yanımda getirmemem gerekiyormuş? 

Şubatta geldiğimden kış çok soğuk geçecek ben çok hasta olurum diyerek çok fazla kışlık kıyafet ve bot getirmiştim, hatta ufak bir battaniye … Sanki Almanya'da en sevdiğim küçük battaniyem olmasa olmaz, ama olurmuş tabiiki! Bahar gelince de çeşit çeşit ceket giyerim.. Giymedim yaz çok çabuk geldi. Kış 1,5 ayda bitti şimdi yazlık arıyorum etrafta.

O yüzden eşyalarını mevsimlere ve kullanım sıklığına göre optimize ederek her çeşitten az az almakta fayda var.

Almanız gerekenler ise günlük eşyalarına ek olarak uyku tulumu, flash bellek, power bank, ilaç, ufak bir ütü, saç kurutma makinesi, kalemler, defter alabilirsin.

Pazar günü geleceksen tüm marketler kapalı olduğu için yiyecek getirebilirsin.

Ben buradan güzelini bulamazsam diye türk kahvesi, bal, zencefil ve badem gibi şeyler getirdim bir miktar. 😊

Özetle eğer bir eşya çok pahalı değilse ve burada da marketlerde, binbir çeşitlerde bulunabilecek bir ürünse bence yanına almamalısın. Benim için sırtına işkencenin bir manası yok, bir Türkiye olmasa da burada da ürünler bulunuyor, paniğe gerek yok.

Ve giderken içine kendi kültürünü sığdıracağın dönerken dünyalar dolusu döneceğin Erasmus valizin için "Nasıl valiz hazırlanır?" videoları izleyebilirsin.

Ek olarak valiz hakkı konusunda, Erasmus bir eğitim olduğu için ücretsiz valiz hakkı alabildiğini söylediler. Ben fırsatı kaçırdım, ama sen bakabilirsin. :)

Valiz de tamamsa artık sen de hazırsın! 

Ben de bir ilk 5 haftamda 4 sınavımı bitirdim(bunu hiç beklemiyordum), şimdi de bir gece yarısı yazıyorum ve sabah 5'te seyahat edeceğim, öyle bir hayat işte, doluca ve mutlu. Bu tatlı uyumayışların hepsine değiyor. Erasmus anılarımızı yaşamak için cesarete ya da itici bir güce ihtiyacımız bile yok aslında. Kendi şehrinden, sevdiklerinden, ana dilinden, alışkanlıklarından uzakta yaşamak "bir yerden sonra" olağan bir hal alıyor. Sanki olması gereken çoktandır buymuş gibi. Ve bence en önemlisi, buraya gelirken neyi istediğini bilerek gelmek. Sonrasında artık burada bir hayatın ve sen oluyorsun. 


0
 

Yorum

Zaten Hesabınız Varsa Buradan Oturum Açın
Henüz bir yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun
Haydi Binyaprak'lı Ol