italyada-erasmus-

İtalya'da Erasmus

Kemerlerinizi bağlayın ve Buse Sarar'ın İtalya'da Erasmus macerasına ortak olun! Bu yazı ayaklarınızı yerden kesip, Erasmus başvurusunu nereden yapıyorduk demenizi sağlayacak!  


Kemerlerinizi bağlayın ve Buse Sarar'ın İtalya'da Erasmus macerasına ortak olun! Bu yazı ayaklarınızı yerden kesip, Erasmus başvurusunu nereden yapıyorduk demenizi sağlayacak!  

İtalya'da Erasmus serüvenim lisede "Üniversiteye gittiğimde Eramus da yaparım, oh miss!" diyerek başladı ama tabi Erasmus'a gitmeden önceki 3 yılım hiçbir şey yapmadan Erasmus'a gidenleri, gitmemeyi tercih edenleri, pişman olanları ve aklı kalanları dinleyerek geçti. Arada gelgitler yaşandıysa da bu #benimErasmusum olacaktı ve biliyordum ki Erasmus'a giden ve Erasmus'dan dönen Buse arasında çok fazla fark olacaktı.

Gitme fikrine kapıldıktan sonra aklınız ve hayalleriniz "Avrupa'yı sağdan sola mı dolaşsam, soldan sağa mı?" gibi sorularla dolu olabilir, bu çok normal! Gitmeden önce sancılı başvuru süreci, okul seçme, ders seçme, vize işlemleri ve bilet alma şeklinde sırasıyla gelen bir akış var. Panik yapmanıza gerek yok. Yaklaşık 2 ay öncesinde bu işlemleri yapmaya başlarsanız her şey rahat rahat ilerliyor olacaktır.

Kalacak yer konusunda ben biraz şanslıydım çünkü kalacak yerim benden önceki dönem aynı okulda Erasmus yapmış bir arkadaşım sayesinde ayarlanmıştı ama büyük bir sorun vardı ki benim gittiğim dönem İtalya'nın L'aquila şehrindeki okuluma giden hiç kimse olmamıştı ve okulların bile birbirini tanımadığı prosedürlere şahit oldum.

Ayrıca gitmeden önce arkadaş ve aileye yakınmalar, ya döndüğümde okul uzarsa düşünceleri ve bir de döndüğümde staj bulamazsam ne yaparım endişeleri yaşanıyor, kabul! Ama bu demek değil ki Erasmus sadece bu soru işaretlerini getirecek. 

Gelelim #benimEramusum'a.. İtalya'ya ilk geldiğim andan itibaren uzun zamandır buradaymış, bu insanları tanıyormuşum, dillerini biliyormuşum gibi hissettim ve bu alışma sürecinde zorlanmamamı sağladı. Sadece bir an önce insanlarla tanışıp, planlar yapma heyecanımı kontrol etmem gerekiyordu yoksa bu küçük kasabanın tadını çıkartamayacaktım. Küçük diyorum ama bulunduğu bölgenin başkenti olan bir şehir L'aquila. Burada yaşayanlara sorsanız kimse sevmez burayı ama ben bu kasabayı sevmeyen insanları bile çok seviyorum çünkü gerçekten hepsi #benimErasmusum un bir parçası.

Etrafı dağlarla çevrili bu şehirde yedisinden yetmişine dağa yürüyüş yapmaya giden, birbirlerini tanımasalar bile 'Ciao' demeden geçmeyen bu tatlı insanlar, beni de spor yapmaya alıştırıp her gün kendimi dağın zirvesinde bulmama vesile oldu. Tenis oynamayı planlayarak gelmişken, kendime uygun seçenekler bulamayınca başka spor arayışlarına girdim. Bu süreçte de çok iyi bildiğim voleybolu hatta plaj voleybolunu oynarken buldum kendimi. Hali hazırda voleybol için üç farklı grubun parçası olup, haftada bir maça katılmam de cabası! 

Şimdi diyeceksiniz ki sen hep mi orada kaldın, hiç gezmedin mi? Gezmez olur muyum? Hatta bir sır vereyim hayalim olan tek başına yolda olmak fikri gerçeğe kavuştu ve otostop, couchsurfing gibi yöntemler kullanarak uygun bütçeyle gezmeye çalıştım. Öncelikli planım İtalya'yı karış karış gezmekti. Topuktan başlasam sınırlara kadar gitsem oradan adalara geçsem planları yaparken euronun 5.56 olmasıyla ağırdan almaya başladım bile. Şu anda bilinen birçok yere gitmiş ve güneye inmek için de sezonun açılmasını beklemekteyim. Bu gezilerin bir kısmı buradaki arkadaşlarımla arabaya atlayıp gezmek, bir kısmı da yola çıkarsam gerisi gelir diye düşünerek ortaya çıktı, çok da güzel oldu!

Erasmus'da en önem verdiğim şeylerden biri de dil öğrenmekti. Seçmeli İtalyanca dersi aldım da derslere katıldım mı, tabi ki hayır. Ama aynı evde 3 italyan ile birlikte yaşayınca bir şeyler kapıyorsun. Geleli bir kaç ay oldu ve ilk başta hiçbir şey anlamayan ben gitti, yerine konuşmalara İtalyanca ile başlayan yeni biri geldi! 

Arkadaşlıklar… Bu kısım en önemlisi! Erasmus hayatını kimse unutmaz, bunun nedeni de genellikle arkadaşlıklardır. İlk başta birbirinizi tanımasanız bile herkes kendi ülkesinden örnek vermeye başlayınca yoğun bir muhabbet dönmeye başlıyor ve devamı geliyor. En güzel tarafı ise biriktirdiğiniz anılar. Hepsi akılda fıkra anlatırcasına kalıyor! Başlıyorsunuz bir Alman, bir Fransız, bir Meksikalı diye olup biteni hafızaya atmaya. Bu süreçte bir çok kişinin gülümsemesini yakalama fırsatım oldu ki bu paha biçilemez!

Güneşin doğuşunu başka yerlerde yakalayıp, batışını, o güzelim kızılın bulutlardaki yansımasını yakaladık. Gece ise sadece uzanıp yıldızları izlemek kaldı.

Otostop yaparken arabasına alamasa bile durup 'üzgünüz arabamızda yer yok ' diyen insanlara da rastladık.

Çok aç kaldık, cüzdandaki bozuklukların yettiği kadar harcamasını da bildik, yeri geldi yemek de pişirdik.

Ve bu liste daha da uzar gider…

Ama bilmen gereken en önemli şey: "Harekete geçmek için lütfen bekleme, bunu kendin için yap!"

Ve bu dünyaya bir daha gelmeyeceksin, bu gerçek, hisset ve kabul et, yalnız olduğunda da kahkahalarında boğulduğunda da her anın tadını doya doya çıkar!

Ben öyle yaptım!

İsteyince her şey oluyor, hayat bana bunu İtalya'da Erasmus maceramda bir kez daha kanıtladı!

Bu tesadüf olamaz, olsa olsa beni daha da fazla harekete geçirir, beni yeniler, bambaşka bir bana şahit eder!

Şimdi tekrardan merhaba deme vakti, bu sefer kalan hayatımın ilk gününe!

Salve! 

italyada erasmus
0
 

Yorum

Zaten Hesabınız Varsa Buradan Oturum Açın
Henüz bir yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun
Haydi Binyaprak'lı Ol