beni-bilme-sanati-cover

“BEN”İ BİLME SANATI

Eğer seçenek çoksa karar vermen zorlaşıyor mu? Fjord'ün işletmeleri etkileyen en büyük unsur olarak belirlediği 'düşünce listesinden bir şeyler atma' hakkında bilgi sahibi olmak için yazının tamamını oku!


Eğer seçenek çoksa karar vermen zorlaşıyor mu? Fjord'ün işletmeleri etkileyen en büyük unsur olarak belirlediği 'düşünce listesinden bir şeyler atma' hakkında bilgi sahibi olmak için yazının tamamını oku!

Her şeyin dijitalleşmesi, müşterilerin yaptıkları her şeyde çok sayıda seçime sahip olmasına yol açtı. 50.000 metrekarelik bir mağazada 100.000 ürün arasında yürümekten, 4 inçlik bir ekranda 10 milyondan fazla ürüne erişmeye geçtik. Seçeneklerdeki bu çokluk karar vermeyi oldukça zorlaştırıyor. Son yıllardaki daha şaşırtıcı açıklamalardan biri ise, insanların çok fazla seçenekle karşı karşıya kaldıklarında zayıf kararlar alma, daha az tatmin olma ve tamamen değişme ihtimallerinin artması. 

Accenture'ın yakın tarihli "Kişiselleştirme Nabız Kontrolü, 2016"ya göre, müşterilerin beşte ikisi (% 40) bir iş yerinin web sitesini çok fazla seçenek olduğundan dolayı terk edip başka internet sitelerinden veya mağazalardan alışveriş yaptı. Şirketler, herkesin istediğini seçebildiği bu dönemde sadeliğin kazanacağının farkındalar. Sonuç olarak, Fjord , günümüzde işletmeleri etkileyen en büyük etken olarak, 'düşünce listesinden bir şeyler atmayı' belirledi.

Müşterilerin %65'i tanındıkları, hatırlandıkları ve uygun öneriler aldıkları müddetçe bayilerden alışveriş yapmayı tercih ediyor. Çok sayıda seçenek sunan dijital dünyaya geçişte, çoğu şirket müşterilerinin oldukça takdir ettiği kişiselleştirme özelliklerini kaybetti. Bu kişiselleştirme satıcının müşterilerin ismini hatırlaması, tercihlerini hatırlaması ve bu sayede onlara karar verirken yardımcı olmasını içeriyor. Şirketler müşterilerin, zamanı geçmiş yöntemlerle neyi, nerede, ne zaman istediklerini tahmin etmeye çalışmak yerine onları gerçekten istedikleri şeylerle buluşturabildiğinde kişiselleştirme başarıya ulaşıyor. 

Müşterilere ürünleri itelemeye çalışma temelli olan eski satış elemanı yaklaşımına karşın bu yeni yaklaşım aktif dinleme, kişisel bir satış danışmanına sahip olmaya benzer bir hizmet sunma gibi şeyler gerektiriyor. Bu tarzda bir müşteri anlayışı ve hizmetini sağlayabilecek seviyeye ulaşabilmek için şirketlerin sadece müşterilerin ne satın alıp tükettiğini bilmenin ilerisine geçmeleri gerekiyor. Bu da müşterilerin bu seçimleri neden yaptıklarını anlamakla başlıyor. Müşteriler marka fanatiği mi? Bazı belli renkleri, stilleri veya özellikleri mi tercih ediyorlar? Alerji veya ulaşılabilirlik gibi konularda kişiye özel ihtiyaçları var mı?
 

Yorum

Zaten Hesabınız Varsa Buradan Oturum Açın
Henüz bir yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun
Haydi Binyaprak'lı Ol