WhatsApp-Image-2019-12-26-at-12.34.07

Öykü Öztürk'ün BAUSTEM Anıları

Öykü Öztürk'ün BAUSTEM anıları için yazımıza tıklayın!


Öykü Öztürk'ün BAUSTEM anıları için yazımıza tıklayın!

12.09.2015 tarihinde başladı benim STEM hikayem. Tam tarihi budur. Hep anlatırım İzmir'den Ankara'ya giden uçakta, eğitim için yola çıktığımız diğer üç öğretmen arkadaşımla STEM'in ne olduğunu, bizi Ankara'da neyin beklediğini, nasıl bir sürece dahil olacağımızı düşünüp duruyordum, başımıza gelecek tatlı yoğunluktaki STEM dolu günlerden, hatta yıllardan bihaber. STEM'i daha önce bir ya da iki kez duyduysam da Türkiye'de böyle bir eğitim yaklaşımının henüz olmaması merakımı daha da artırıyordu. İlk eğitim günlüğümüzde art arda iki gün toplamda dört çalıştay yer almıştı. Çalıştaylar öyle keyifli geçmişti ki; bambaşka bakış açıları kazanmış, yepyeni yüzler tanımış, farklı bölgelerin kültürlerinden gelmiş birçok öğretmen arkadaş ile sohbet etmiş, mesleğimize katabileceğimiz yenilikler hakkında adeta ufuk açmıştık; daha ilk günden! O iki günün ve takip eden çalıştayların ardından, günlük hayata bakış açımın değişip evrildiğini, karşılaştığım her duruma "Buradan bir BTHP çıkar mı?" yaklaşımı ile baktığımı fark ettim. Buradan çıkarımla, iddia ediyorum; STEM Mesleki Gelişim Programı dahilinde süreci benimseyip içselleştiren her öğretmenin günlük hayata bakış açısı bu şekilde evrilecek bir sürece giriyor. İşte bu sürecin en başlarında, ilk uygulamamda pek çok zorlukla karşılaştığımı itiraf etmeliyim. Örneğin, ders planımda yer alan bazı noktalara hiç değinememiştim. Ders planımda yer almayan bazı durumların meydana geldiğini gözlemlemiş ve bu durumlara anlık çözümler üretmek durumunda kalmıştım. Tabii bunların yanında yine ilk ders planımda yer almayan olumlu ilerlemelere de tanık olmuş ve öğrencilerin bir aşama ileri gidebilmeleri için uygun derinleşmeyi anlık kararlarla destekleme girişiminde bulunmuştum. Daha sonra bu gibi durumların her uygulama sırasında başımıza gelebileceğini ve anlık çözüm üretme, bir B hatta C planı oluşturma becerilerinin kuvvetlendirilmesi gerektiğini keşfettim. Tabii bunun yanı sıra, ders planıma uygulama sırasında oluşabileceğini öngördüğüm olumlu - olumsuz farklı durumlara yönelik ifadeler eklememin gerekliliğini de fark etmiş oldum.

Her ay, cebime öğretmenlik adına yeni kazanımlar eklediğimi hissediyordum. Günü birlik çalıştaylarda ikişer atölye gerçekleştiriyorduk. Yoruluyorduk yorulmasına ama ufkumuz da açılıyordu bir yandan. O yorgunluklar, yerini meraklı bir heyecana bırakıyordu ve ben bunu bilerek adım atıyor hale gelmiştim artık.

Öğrenciler açısından ise durum çok daha keyifli bir haldeydi. Artık kendi BTHP'lerini üretmeye çalışıyor, "Bu durumdan BTHP oluşturabilir miyiz?" diye ilgiyle yaklaşıyorlardı. Her uygulama dersimin ardından, o dersi nasıl bulduklarını, neleri ekleyip neleri çıkarmak isteyeceklerini ders sonu dönütü olarak uygulamanın son 5 dakikasında yazılı olarak istiyor, okuduklarımın sonunda STEM Mesleki Gelişim Programına olan inancımın, heyecanımın, isteğimin artışını yakînen hissediyordum. Öğrencilerim bir sonraki STEM uygulamasını iple çekiyor, uygulamalar sırasında soru sormaya ihtiyaç duyduklarında "Lütfen cevabı söylemeyin, biz bulacağız" diyerek yalnızca yönlendirmeye ihtiyaç duyduklarını ve aslında takım çalışması yardımıyla işlerin altından kalkabileceklerini keşfediyorlardı. Keşfetmek! Kendilerini, neleri yapabileceklerini keşfetmek! Ne güzel duyguları beraberinde getirdiğine tanık oldum, paha biçilmez bir hissiyat! STEM: Lider Öğretmen Mesleki Gelişim Programı'ndan başarı ile mezun olduktan sonraki yıl, 2016-2017 eğitim-öğretim yılında, BAUSTEM'in uygun gördüğü lider öğretmenlerle öğretmen eğitimlerine başladık. Çerçevemiz genişliyordu. Türkiye'nin dört bir yanından gelen öğretmenlerle yüz yüze çalıştaylar gerçekleştirdik. Bu kez eğitim alan değil, eğitimi verenlerden olmuştuk. Derken bir yıl boyunca kendi ilimizdeki ve çevre illerdeki öğretmen eğitimleri devam etti. Öğretmenlerle çalışmak, öğrencilerle çalışmaktan daha farklı oldu elbette. Öğrencilerin uygulamaları sırasındaki yaklaşımları ile öğretmenlerin atölyeler sırasındaki yaklaşımları arasında benzerlikler olduğu kadar farklılıklar da gözlemliyordum elbette. Üstelik farklı kültür yapılarında büyümüş ve varlığını sürdüren yetişkinlerle çalışmak, onların dirençlerini kırmak ya da farklı açılardan bakabilmelerine olanak sağlamak hem zorlayıcı hem de bir o kadar keyif verici oldu. 2015-2016 eğitim-öğretim yılı bitimdeki yaz BAUSTEM Mesleki Gelişim Programı'nın ilk senesindeki öğretmenlerin yazdığı ders planlarının derlendiği bir kitabın hakem heyeti ve konuk yazarları arasında yer aldım. Ders planlarımdan iki tanesi bu kitap içinde yer aldı. O yaz STEM hakkında Türkiye'de yayınlanacak ilk kitap olan "Kuram ve Uygulamalarıyla STEM" (Doç. Dr. M. Sencer Çorlu, Ezgi Çallı, Pusula Yayıncılık, 2017) kitabının içinde yer alan ders planlarının bir bölümünün düzeltilerini yapmak, ideal ders planlarının oluşturulması sürecinde yer alan etmenleri analiz etmek açısından öğretmenliğime oldukça katkı sağladı diye düşünüyorum. Eylül 2018'de Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi ev sahipliğinde düzenlenen Educcon Eğitim Konferansında Doç. Dr. M. Sencer Çorlu ve farklı branşlardan dört öğretmen arkadaşımla, benim hazırladığım bir ders planı üzerinden "Lesson study" gerçekleştirdik. Benim için çok farklı bir deneyimdi. Ders planımı ve dersimin uygulaması basamaklarını bir salon dolusu akademisyen ve öğretmen adayı karşısında olumlu-olumsuz eleştirdik. Zorlu bir süreçti ancak oldukça keyifli geçti diyebilirim.

Özellikle bize ayrılan sürenin sonunda öğretmen adaylarından bazılarının yanımıza gelerek tavsiyeler istemeleri ya da eklemek istedikleri noktalar ile ilgili konuşmak istemeleri beni derinden etkiledi.

Lider öğretmen olduktan sonraki yıllarda BAUSTEM Mesleki Gelişim Programı dahilindeki öğretmenlere, öğrencilere, öğretmen adaylarına, MEM işbirlikli öğretmen atölyelerinde bir araya geldiğimiz öğretmenlere STEM yaklaşımıyla katabildiğim her bir özellik için şükran doluyum. Öğrencilerimin STEM yaklaşımıyla yapılacak dersleri özlemeleri, diğer uygulama için önerilerle gelmeleri; ilgi alanlarını keşfetmeye çalışmak, onların ilgi alanını keşfetmeye çalışırken kendi ilgi alanı çerçevemi genişletiyor olmak, daha önce duymadığım denemediğim uygulamaları tecrübe etmek, hatta onları etkilerken bir yandan ailelerinin de işin içine dahil olmalarını sağlamak, her zaman değilse de ara sıra- evde geçirilen aile zamanını STEM yaklaşımının sürecine dahil edebilmek, cevap almak ya da kolay yoldan çözüme ulaşmak için değil sadece yönlendirilmek, yol gösterici olmak için soru sormak becerilerini kazanmış olmaları, özgüvenle kendi ürünlerini oluşturmak, pes etmeme ya da başarısız olunsa dahi süreçten çıkarımlarda bulunmak ve çok daha fazlası gibi sonuçlar doğurdukça benim bu yaklaşıma ve bu yaklaşım içindeki insanlara inancım, güvencim arttı ve git gide sağlamlaştı.

Lider öğretmenliğimin ilk amacı olarak öğrencilerime çok yönlü düşünme ve sorgulama becerilerini kazandırmak oldu. Anladım ve gördüm ki, öğretmen kendisi gelişime açık olduğu sürece bu programdan alınan sonuç da bir o kadar parlak oluyor. Dilerim liderlik ettiğim öğretmenler de çalışmalarından azami seviyede önce kendileri keyif alır, sonrasında da bunu öğrencilerine yansıtırlar. Öğrencilerimle STEM uygulamaları sırasındaki paylaşımlarımız ise, hem onların fizik dersine bakış açılarını ve önyargılarını etkiliyor, hem de kendi üretken, paylaşımcı, yaratıcı yanlarını keşfetmelerini sağlıyor. Bunları görmek; ders sonunda ders ile ilgili çıkarımlarını kendi kelimeleriyle ifade edebildiklerini duymak paha biçilemez bir hediye benim için! İşte tüm bu sebeplerden ötürü, paylaşarak çoğalmak ümidiyle...

Öykü Öztürk

Fizik Öğretmeni

Uğur Okulları Bornova Kampüsü

 

Yorum

Zaten Hesabınız Varsa Buradan Oturum Açın
Henüz bir yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun
Haydi Binyaprak'lı Ol