Kabul ederek, https://binyaprak.com/ dışındaki bir üçüncü tarafça sağlanan bir hizmete erişeceksiniz.

    5 dakika okuma süresi (1099 kelime)

    Uzaktan Bakınca Sitem Gibi Duruyor

    STEM ve erkenSTEM yaklaşımının ilgi çekici bir anlatım ile bahsedildiği bu öğretici yazımız için keyifli okumalar dileriz!

    Uzaktan Bakınca Sitem Gibi Duruyor

    STEM ve erkenSTEM yaklaşımının ilgi çekici bir anlatım ile bahsedildiği bu öğretici yazımız için keyifli okumalar dileriz!

    "Düşün, uzay çağında bir ayağımız,

    Ham çarık, kıl çorapta olsa da biri…"

    Ahmed Arif

    Derdin her gün kendini biraz daha aşmak olduğunda rekabeti düşünmezsin, diye bir söz… Bütünleşik Öğretmenlik, disiplinleri bütünleştirirken koşulsuz paylaşımı da gerektiriyor. Yüzyılda bir insanlığın başına gelecek bir olayın bizim dönemimizde vuku bulmasıyla, sorunları çözmede paylaşmanın ve bütünleştirmenin önemini daha iyi anlayamadık mı? İnsan olarak var olabilmek ve insanlığı var edebilmek için birbirimize nasıl da muhtaçmışız, bununla birlikte birbirimizin 1,5 metrelik mesafesine nasıl da girmemeliymişiz. Aferin hayat, bir acayip öğrettin! Söz öğretmeye geldiyse söylenenleri birer "öğrenici" (kelimeyi etkili kullanımıyla saygıdeğer hocam Prof. Dr. Bilal Güneş'i saygıyla anıyorum) olarak eğitim-öğretim ekosistemindeki herkesin, dönüşümü düşünmeme gibi bir lüksü yoktur diye düşünüyorum. Böyle konuşunca "Amerika'yı yeniden keşfetmenin âlemi yok" diyenler olabilir. Kim bilir, belki de gerek vardır… Konu öğrenci ve öğretmek, tekrar öğrencilik ve tekrar öğretmek olduğu sürece her şey yeniden keşfedilebilir.

    Evlerimize kapandık, öğrencilerimize uzaktan ulaşabilmek için elimizden geleni yaptık. Belirsizliklerle dolu ve deneyim uygunluğumuzun görece az olduğu bir süreci verimli atlatmaya çalıştık. Yarım kalan işleri mecburen bırakmak zorunda kaldık veya yeniden ele almak için evlerde olmayı fırsat bildik. Uzaktan STEM yaklaşımlı ders olmaz mı dersiniz? Bir sihirli değnek etkisi yaratmasa da yönteminiz, konuyu ele alış biçiminiz 21. yüzyıl becerilerine odaklanabilen çalışmalar yapılabileceğini bize gösterdi. Öyle ya teknoloji kullanımı işin içinde olunca ön plandaki bu becerilerden birini doğrudan yakalamış oluyorsunuz. Pandemi sürecini bir üretim yarışı olarak değil ama "öğretmek" için fırsat bilmek hiç yanlış değil. Neresinden baksanız bilgi temelli hayat problemleri ile dolu bu süreci kazanımlarla niye bütünleştirmeyelim? Bilgi kirliliğine de yakından tanık olan öğrencilerimiz bu sayede bilimsel bilgiye ulaşmada doğru kaynakları nasıl kullanabileceğini de neden öğrenemesin? Ellerimizi nasıl yıkamamız gerektiği başlı başına bir hayatta kalma becerisi haline gelmişken bir öğrencinin kendi maskesini dikmesini ve araştırma sonuçlarına göre bu maskeyi güvenilir hale getirmeyi öğrenmesini sadece postmodern mi bulursunuz? Bitmedi. Öğrencilerimiz Coronavirus yayılmasını kendi oluşturdukları bir bulaşma senaryosu ile matematiksel olarak modelleme yoluna gittiler. COVID-19 tedavisi için Nanoteknolojik bir çözümümüz olabilir mi diye bir ilaç salımı simüle etmeye çalıştılar. Sağlık birimlerinde sensörlü çözümler ürettiler. "Coronavirus atmosferi temizledi" diye haber başlığı atanlara cevap, karbon emisyonuna çözüm olacak şekilde 3D çizim programlarına evlerini taşıdılar, pencerelere duvarlara yalıtımdan başka çözümler bulmaya çalıştılar. Kendi tanı kitlerini anlatan algoritmaları oluşturdular. Uzaktan ekip olabildiler. 21. yüzyıl becerilerine yenilerini ekleme zamanıdır belki…

    Bunların hepsi şairin dediği gibi "birdenbire" olmadı. Yeni içerik oluşturmak sadece arkasında haftalar süren araştırmaların, düşünmelerin ve fikir alışverişlerinin sonucunda da olmadı. Kendimden biliyorum. Çok daha öncesinde bir sene süren bir Mesleki Gelişim Programı ile başladı her şey. Hepimizin ayakları kaygan bir zemin üzerinde, bir sonraki adımda ayağımızı nereye koyacağımızı bilemez bir şekilde… Bir dersi STEM yaklaşımıyla planlayamıyor ve uygulayamıyor olmayı başlarda kendimize konduramadık. Yanlış yapa yapa öğrenmek de değildi olay; bir tek yolun olmadığını anlayabilmekteydi. Sonra ufaktan anlamaya başlıyorsun. Söz gelimi Dr. Berat Haznedaroğlu'nun "Yosunlar: Makro Sorunlar İçin Mikro Çözümler" sunumunu dinleme fırsatı yakaladım. Bunu da diğer meslektaşlarımla iletişim halinde kalarak başardım. İletişim halinde olduklarımdan bir tek ben katılabildiğim için edindiğim bilgilerle bir sunum hazırlayıp onlarla paylaştım, onlar da başkalarıyla… Sonra mikroalglerle başlayan bu kısacık yolculuk nano boyuta indi. Dr. Melike Karakaya'nın sağlık alanında nanoteknoloji bilgisini kullanarak kanser tanısında çığır açacak bir çalışma içerisinde olduğunu öğrendim. Bunun üzerine nanoteknoloji çalışmalarını didikleyecek bir mesleki öğrenme topluluğu oluşturduk. Okunması gereken şeyler çoğaldıkça çoğaldı. Malzeme bilgisi gelip çattı. Öğrendik ki bir fizik mühendisi olan Canan Dağdeviren giyilebilir kalp pili üzerine çalışırken uygulanabilirliği anlayabilmek için kalp cerrahlarıyla ameliyatlara girmiş. Piezoelektrik maddenin basınçla elektrik akımı üretebilmesini kalbin kasılıp gevşemesiyle sağlamış. Öğretmen olarak bir noktadan harekete geçmek isteyince o noktadan çıkabilecek sonsuz ışın sayısı kadar çokmuş gidilebilecek yollar. COVID-19 tedavisi için mikro iğneler içeren bir bant tasarımı hazırlığı içerisindeki bir doktorun haberini okuyunca ve öğrencilerin eve kapandıkları bir dönemde tek başlarına bununla ilgili ne yapabileceklerini düşününce böyle bir bantın nasıl çalışabileceğini simüle etmelerini isteme fikrinin ne kadar doğal bir şekilde ortaya çıktığını anlamlandırmak çok zor olmasa gerek… BAU Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Canan Acar'ın "Sıfır Enerjili Binalar" video konferansına katılmış olmak ise mühendislik ve pandemi döneminde gözümüze çarpanlarla ilgili başka bir içerik oluşturmamıza vesile oldu. Birleşmiş Milletler'in Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda üreterek öğrendiler. Dijital çizim programlarıyla ve uzaktan… Bir probleme öğretme amacınız doğrultusunda kaç çeşit yaklaşılabileceğini ve süreci fark etmenin yollarından da sadece bazıları bunlar. Kendinizi başta sitem ettiğiniz şeyleri bağrınıza basarken yakalayabilir, "iyi ki" diyebilirsiniz.

    Evlerimizden dışarı çıkmaya başladıktan sonra hayatlarımızın kademeli normalleşmesi beklentisiyle Türkiye genelinde bir yarışma düzenledik. STEMtastic Tasarım adını verdiğimiz ve gelenekselleşmesini umduğumuz bu yarışmada ilk konumuz "Pandemi Sonrası Hayalimdeki Okul" dijital tasarım yarışması oldu. Bilgisayar destekli birbirinden güzel çizimlerin elimize ulaştığı bu yarışmanın dereceye girenleriyle bir araya gelmek ve uygulanabilir tasarımlarını onlardan dinlemenin heyecanı anlatılınca eksik kalıyor. Bir velinin teşekkür mesajında öğrencimizin yarışmadan sonra bu tarz çalışmalara yönelik ilgisinin ve motivasyonunun çok arttığını belirtmesi proje mimarı olsanız sizi nasıl etkilerdi? Bu tasarımlardan derece alan birini okullarımızda hayata geçirdik. LGS 2020 ortamlarımız gerekli tüm önlemler alınarak tamamlanırken çekilen fotoğraflar arasında bu mekanik hijyen istasyonu gözlere takıldı. Ayakla basılan bir pedala bağlı pompanın dezenfektan püskürttüğü bu tasarım oldukça pratik ve hızlıca hayata geçirilebilir bir tasarımdı. Öğrencimiz gerekli her şeyi düşünmüştü. İlginçtir, yarışmamızın yöntemine ilham veren bir sözcük öbeği en başta söylenilenlere görünüş olarak benzer bir mesaj veriyor: Tuvalet üzerine konuşulan bir belgeselde, beyaz tahta üzerine koca harflerle yazılmış: Reinvent of Toilet!

    ErkenSTEM sever mucitlerimiz boş dururlar mı? 2. dönem erkenSTEM temalarımızdan Bilişim Dünyası ve Hayal Dünyası tema çalışmalarıyla uzaktan üreterek öğrendiler. String art (ip sanatı) çalışmasında çivileri ahşap yüzeye geçirerek bir çalışma düzlemi oluşturmayı seçmiş bir öğrencimiz. Belli ki evden birileri mini şarjlı matkabı kullanmayı öğretmiş. Videosunu izleyip hevesine, beceri edinmesine, teknik oluşturmasına mutlu oluyorum uzaktan…

    İlk ara tatilimizde öğretmenlerimizin mesleki gelişiminde başka değişkenlerin arayışı içerisine girdik. Gidilecek yolları çeşitlendirebilmek için ortaokul ve lise kademesi öğretmenlerimize STEM Felsefi Sorgulama programı uyguladık. Okul öncesi ve ilkokul öğretmenlerimiz ise bu çeşitlilikte erkenSTEM'de Eğitici Drama programında yerlerini aldılar. Uygulama sonuçlarını ve etkili olma durumlarını gözlemledik ve öğretmenlerimizden dinledik. Gördük ki öğretmenlerimiz bu uygulamalarda okuduklarını aynen uygulamak yerine farklı yolları görebilmek için desteğe ihtiyaç duymaktalar. Bu nedenle akademik liderliğini yaptığım birimde onları besleyebilecek şeylerin neler olabileceğini onlara sorarak ilerlemekteyim. Her dönemin plan-programının da bu sayede hep çok önce belli olduğunu belirtmeliyim.

    Son söz yine bildiğiniz gibi: çalışmalarımızı paylaşabilme cesareti önemlidir. "Benden görüp öğrensinler" veya "bak, ben yaptım" demek kadar "eleştirsinler, hatalarımı göreyim" demek de kendine mesleki güvenin göstergesidir. Bundan sonra ideal olan beklenti, eleştirenin yapıcı, eleştirilenin değişime ve farklı görüşlere açık olması yönündedir. En sonunda "sen de yapabilirsin" in verdiği güvenli sarmalanmanın önüne ise hiçbir şey geçemez. Tüm "öğrenici"ler bilir.

    Senem BADEMCİ

    Uğur Okulları STEM & erkenSTEM Bölüm Başkanı 

     

    Yorum

    Zaten Hesabınız Varsa Buradan Oturum Açın
    Henüz bir yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun

    Kabul ederek, https://binyaprak.com/ dışındaki bir üçüncü tarafça sağlanan bir hizmete erişeceksiniz.

    © 2022 BinYaprak. Tüm Hakları Saklıdır.
    Bir TurkishWIN girişimidir.