Kabul ederek, https://binyaprak.com/ dışındaki bir üçüncü tarafça sağlanan bir hizmete erişeceksiniz.

    4 dakika okuma süresi (734 kelime)

    Kişisel Değerlerin Motivasyona Etkisi

    "Peki soru şu? "Beni merkezime ne getirir ya da oradan en az savrulmak için ne yapabilirim?" " Yaşanmışlıktan gelen bir öz motivasyon yazısı sizlerle. Hemen okuyun ve kendinizi bulmanıza yardım etsin.

    ogrenci-motivasyonu-tab-egitim

    "Peki soru şu? "Beni merkezime ne getirir ya da oradan en az savrulmak için ne yapabilirim?" " Yaşanmışlıktan gelen bir öz motivasyon yazısı sizlerle. Hemen okuyun ve kendinizi bulmanıza yardım etsin.

      Bu ay benim için sıra dışı bir dönemdi. Önce çok bağlı olduğum babamı kaybettim. Onun acısı ve özlemini anlamaya çalışırken 20 gün sonra kuzenimin çok sevdiğim eşini çok genç yaşta kaybettik. Olay aslında bütün ailemizi derinden sarsan duyguları tetikledi. Babama bir süredir hazırlıklıydık ve büyüklerin tabiri ile sıralı bir veda idi. Ancak kuzenimin eşi 54 yaşında mesleğinin doruğunda, kızı ve eşi ile gelecek planları dolu bir yaşama 10 dakika içinde veda etti. Hazırlıklı veya hazırlıksız önemli kayıplar insanı merkezinden öyle bir savuruyor ki neye uğradığını şaşırıyor insan. Çok ama çok derinden sarsıldım. Hala da süreç devam ediyor. Kalbim acıyor.

      Bu özel hikayemi sizlerle paylaşmamın sebebi mesleğim gereği bildiğim yöntemleri en savrulduğum anlarda kişisel motivasyonumu geri kazanmak için nasıl kullandığımı anlatmak. Yani şu anda şahsen de deneyimleyip büyük faydasını görerek yol aldığım.

      Savrulmak hepimizin başına gelen bir olgu. Hepimizin kendini en güçlü ve sarsılmaz hissettiği duygu ve zihin halleri vardır. En mutlu olduğumuz anları kastetmiyorum. En sağlam, güçlü ve doğru kararları alabilecek, çevremizden olumsuz anlamda en az etkilendiğimiz öz güvenli anlarımızdan bahsediyorum. Aslında neuroscience açısından beyin kimyasının en dengeli olduğu anlarda olabildiğimizde kendi merkezimizde olabiliyoruz. O zaman da motivasyonumuzu bulmak, yani kendimizi harekete geçirmek mümkün oluyor.

    Peki soru şu? "Beni merkezime ne getirir ya da oradan en az savrulmak için ne yapabilirim?"

      Benim deneyimimde benzer kayıplarla başa çıkmanın bile toplumsal şekilleri olduğu. Günlerce ağlayan, yas tutan, evden çıkmayan, siyahlara bürünen toplumlar olduğu gibi, ölümleri düğüne çeviren toplumlarda var.

      Şimdi şuna bakalım o zaman. Yaşadığımız zorlukla nasıl başa çıktığımıza dair üzerimizdeki toplumsal şartlanmalar ne acaba? Bunları anlatırken sadece ölümlerden bahsetmiyorum. İş kaybı, mal kaybı, dost kaybı... aklınıza gelebilen her türlü duygusal zorluk diyelim.

      "Vah vah" diyerek yol almak (kurban zihniyeti) ya da evet başıma bu geldi ama bu benim hayatıma nasıl bir etki yaratacak ve ben bunu beni güçlendirecek şekilde nasıl değerlendirebilirim ikinci tercih (büyüme zihniyeti). Bunu söylerken rezerve koyduğum bir konu ise, tabii ki beynimizin kimyası gereği üzüntümüzü de yaşamak, her türlü kaybın yasını tutmak. Ancak bunun bana artık hizmet etmediği noktayı da anlamaya çalışarak. Her geçen günü beni merkezimden iyice uzaklaştırıyor, çaresiz ve güçsüzleştiriyorsa bir bakmak lazım. O nedenle öz farkındalığımız çok önemli. Günlük yazmak bana en iyi gelen yöntemlerden biri oldu. Psikologların da en çok önerdiği yöntemlerden biri. YAZMAK. Duyguları dökmek. Konuşarak da yazarak da. Yeter ki dışarı çıkarmak ve bir kez daha onlara dışarıdan bakabilmek. Mesela benim için en iyi kararlardan biri babamın kaybını yönetmenin veya ona olan sevgimi anlayabilmenin yolu bana verdiği değerleri yaşatmak olduğunu fark ettim. Onu kaybettiğimde yataktan çıkamayacağımı düşünürken, belli bir zaman sonra bana verdiği değerlere asıldığımı ve onu bu şekilde daha iyi yaşattığıma olan inancımla buluştum. Acımı yaşarken ve yasımı tutarken üretmeye devam ettim. Bu yazıyı yazmak bile onun bir sonucu aslında.

      Peki kaybınızın size öğrettikleri ne? Bu kayıp size sizinle ilgili neyi fark etmenizi sağlıyor? Acılar ve kayıplara yüklediğimiz anlamlar ne?

      Bunu keşfetmenin yolu, ataletten, şikâyetten ve yakınmadan sıyrılıp kendimize iyi gelen şeylere odaklanmak o esnada. Bana dostlarımla birlikte olmak, onların deneyimlerini dinlemek, seslerini duymak, paylaşmak çok iyi geldi. Fark ettim ki ilişki ve bağ kurmak benim bir değerimmiş. Beklemediğim insanlardan gelen taziyeler, ön yargılarımı fark ettirdi. Barışa ve huzura verdiğim değeri fark ettim. Yardımlaşmaya verdiğim değeri fark ettim. Başkalarına zor zamanlarından destek olmak ban bu dönemde de çok iyi hissettirdi. Sürekli gelişime olan ilgimi fark ettim çünkü çok okumak iyi geldi. Ve okudukça keşfettim, maneviyat tarafımı güçlendirmeye başladım. İyi geldi. Duygumu paylaşmak iyi geldi, paylaştıkça hafifledi. Daha şeffaf olmanın bende yarattığı hafifliği fark ettim. Babam bir vakfın başındaydı. 100'e yakın gencin bursla okumasına destek olmuştu. Vefatının ardından bununla ne kadar gurur duyduğumu fark ettim. Yaşamı esnasında çok sıradanlaştırmışız bunu. Şimdi gurur duyuyorsam, o zaman bu benim de iyi hissettiğim bir değer demek. Şimdi bu vakfa kendi becerilerim dahilinde destek vermeye başladım.Çok iyi geldi. Kendime olan saygımı güçlendirdi. İçimdeki sevgi duygusunu besledi. Ve kaybettiklerim şimdi içimde çok daha fazla yaşar oldu. Kayıpları onlar için de kazanç oldu. Bütün bunlar sağlıklı iyileşmeme yardımcı oldu, oluyor. Eminim babam da şimdi beni gülümseyerek ve gururla izliyordur. Çünkü bana aktardığı değerlerden biri de çalışkan olmak, kimseye bağımlı olmadan mücadele edebilmemdi. Şimdi olduğu gibi...

      Yaşadığınız olaylar size sizinle ilgili ne söylüyor. Kurban gibi pozisyon almak yerine, zor zamanların sizi büyütmesine nasıl fırsat veriyorsunuz. Her zorluk nasıl bir kaldıraç görevi görüyor?

    Sevgilerimle
     

    Yorum

    Zaten Hesabınız Varsa Buradan Oturum Açın
    Henüz bir yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun

    Kabul ederek, https://binyaprak.com/ dışındaki bir üçüncü tarafça sağlanan bir hizmete erişeceksiniz.

    © 2020 BinYaprak. Tüm Hakları Saklıdır.
    Bir TurkishWIN girişimidir.