Yazılar

    Kabul ederek, https://binyaprak.com/ dışındaki bir üçüncü tarafça sağlanan bir hizmete erişeceksiniz.

    10 dakika okuma süresi (1945 kelime)

    Bilim Severler İçin Kitap Önerileri

     Yaşam bilimleri sevdalıları için öneri kitaplar derledik. Kısa değerlendirmeleriyle listelediğimiz kitap önerilerimizi yaşam bilimlerine meraklı okurlarımıza sunuyoruz. Fizikten matematiğe, evrime, genetiğe, tıbba, felsefeye, psikiyatriye kadar çeşitli alanlar üzerine okumalar yapma fırsatı tanıyan kitapları bir araya getirdik. Keyifli okumalar!

    Bilim Severler İçin Kitap Önerileri

     Yaşam bilimleri sevdalıları için öneri kitaplar derledik. Kısa değerlendirmeleriyle listelediğimiz kitap önerilerimizi yaşam bilimlerine meraklı okurlarımıza sunuyoruz. Fizikten matematiğe, evrime, genetiğe, tıbba, felsefeye, psikiyatriye kadar çeşitli alanlar üzerine okumalar yapma fırsatı tanıyan kitapları bir araya getirdik. Keyifli okumalar!

    1) Zamanın Kısa Tarihi

    Zamanın kısa tarihi, kuantum fiziğine ilgi duyan, yaşamın var oluşunun ve uzayın temel fizik kanunlarını merak edenler için temelden başlayarak Stephan Hawking'in bilgi birikimlerini anlattığı eseridir. Keyifle okuyacağınız bir kitap olmasının yanı sıra kuantum fiziğini, enerjiyi, uzayı çok daha iyi anlayacağınız aydınlatıcı bir eser. Stephan Hawking'in eserleri içerisinde belki de okumanız gereken ilk kitap. Temel bilgileri iyi kavradığınız takdirde derin bir yolculuğa uzanacaksınız. Modern fizik ve klasik fiziğin birleştiği noktada doğan teorem kuantumu her yönüyle ele alır. Kuantumla birlikte birçok yönden farklı ve geniş bakış açıları sunacak bir eserdir.

    Hawking, uzay bilimi ile ilgili, büyük patlama, kara delikler, ışık konikleri, superstring kuramı gibi kavramları, konuyla ilgili birikimi olmayan okurlara, açıklamaya çalışır. Ancak, zaman zaman bir popüler bilim kitabından beklenmeyecek kadar karmaşık matematiksel açıklamalara da girer.

    Bir editörün tavsiyesi üzerine, kitapta E=mc² dışında hiçbir formüle yer verilmemiştir. Hawking, kavramların daha kolay anlaşılabilmesi için metinleri resim, grafik gibi görsellerle zenginleştirerek, konuları basitleştirmeye çalışmıştır. Herkesin anlayabileceği bir dille yazılmıştır.

    Bu kitap okuyucunun bilime ilgisini arttırır Karmaşık bir anlatımı yoktur. Yalnız okuyucunun az da olsa fizik eğitimi almış olması gerekir. Aynı isimle, Errol Morris tarafından çekilmiş ve 1991'de gösterime girmiş bir de belgesel bulunmaktadır. Belgeselde Stephan Hawking'in hayat hikayesini öğrenme fırsatı da bulacaksınız.

    2) Gen Bencildir

    Gen Bencildir (özgün adı: The Selfish Gene), zoolog Richard Dawkins tarafından evrim hakkında yazılmış olan, ilk defa 1976'da yayınlanan kitaptır. Dawkins kitapta, özverili ve bencil davranış kuramları, bencilliğin genetik tanımı, saldırgan davranışların evrimi, kan bağı kuramı, eşey farklarının doğal seçilimi gibi konuları ele alır. Kitap George C. Williams'ın ilk kitabı olan Adaptasyon ve Doğal Seçilim' de yer alan temel teori üzerinde geliştirilmiştir.

    Dawkins kitapta, gen merkezli evrim yorumunu açıklamanın bir yolu olarak bencil gen kavramını ortaya atmıştır. Buna göre evrimin etkileri en iyi şekilde genler üzerinde görülebilir ve organizmalar ya da canlı toplumları seviyesindeki seçilim hiçbir zaman genler seviyesindeki seçilime baskın gelemez. Bir organizmanın her zaman dahili sağlığını yani sonraki bireylere geçirdiği gen kopyası sayısını maksimize etmesi beklenir. Böylece canlı toplulukları evrimsel anlamda dengeli bir strateji ile gelişir.

    Kitapta ayrıca, insanın kültürel evriminin birimi olarak, biyolojik evrimdeki genlerin benzeri olan, mem kavramı ortaya atılmıştır. Buna göre, genlerdeki "bencil" gen çoğalışı insan kültürünün gelişimine de model oluşturabilir. Kitabın yayınlanmasının ardından, çeşitli alanlarda çalışmaların yapıldığı memetik bilimi de gelişmiştir.Kitabın Türkçe çevirisi uzun yıllar Tübitak Popüler Bilim Yayınlarında yayınlanmıştır. Şu anda ise kitap Kuzey Yayınlarının Bilim Serisinde yayınlanmaktadır. 

    3) Incognito

    Siz daha tehlikeyi algılamadan, ayağınızı fren pedalının üstüne götüren kim? Dinlemediğinizi sandığınız bir konuşma sırasında adınız geçtiğinde duymanızın sebebi ne? Neden sır saklamakta böylesine başarısız, nedenini bilmeden birini çekici bulmakta bu kadar başarılıyız? Eğer bilinçli zihin, yani sabah uyandığınızda sizinle birlikte uyanan ben, buzdağının yalnızca görünen kısmıysa, zihninizin geri kalanı tüm bir ömür neyle iştigal etmekte?

    Ünlü nörobilimci David Eagleman, 20 dilde yayımlanan –ve neredeyse şimdiden klasikleşen– kitabı Incognito ile beynimizin derinlerine dalarak, yaptığımız, düşündüğümüz ya da hissettiklerimizin çok büyük bir kısmının bizden başka bir biz tarafından yönetildiğini ürkütücü bir berraklıkla ortaya koyuyor. Sadakat geninden sizi olmadığınız birine dönüştüren beyin zedelenmelerine; optik yanılsamalardan striptizcilerin neden ayın belirli zamanlarında daha çok para kazandığına; Truva fatihi Odysseus'tan renkleri işitip biçimleri tadabilen sinestezik insanlara kadar geniş bir yelpazeden vakaları ve araştırmaları bir araya getiren Incognito, beynimizin işleyişi ve çelişkileri hakkında olağanüstü bir keşif yolculuğu sunuyor.Beynin fizyolojisini açıklayarak insan davranışlarına ışık tutan Incognito, sizi beynin derinliklerinde keyifli bir yolculuğa çıkaracak. 

     4) Kadın Beyni Erkek Beyni

    Bir nörobilimci olan Serkan Karaismailoğlu'nun yayımlanan ilk kitabıdır. Karaismailoğlu, beynin yapısını, fizyolojisini, anatomisini herkesin anlayabileceği bir dilde okura sunarken biyolojik cinsiyetten bağımsız olarak beyin cinsiyetini ele alır. Bu kavramla anlattığı insan davranışlarının beynin anatomik ve fizyolojik farklılıklarına bağlı olarak çeşitlendiğidir. Kitapta hem insan davranışlarını daha iyi kavrayacak, empatiye giden yolda bilimsel bilgilerinizi de çoğaltacak, kitabın sonunda kendinizi de test etme fırsatı bularak beyin cinsiyetinizi öğreneceksiniz.

    Bu kitabı okuduğunuzda beyninizin cinsiyeti hakkında birçok detayı öğreneceksiniz. Kadınlar ve erkekler arasındaki farkları, karşı cinsin sizi kızdıran, güldüren hatta şaşırtan birçok tepkisinin nedenini anlayacaksınız.

    Serkan Karaismailoğlu'nun bilimsel bir o kadar da mizahi anlatımıyla Kadın Beyni Erkek Beyni'nin cevapladığı bazı sorular şu şekildedir:

    -Erkekler neden dinlemez? Acaba beyinlerimizin işitmeden sorumlu bölgeleri birbirinden farklı mı?

    -Kadınlar çok mu konuşur? Kadınlardaki "dır dır" kavramı gerçek midir ve altında yatan sinirbilimsel açıklama nedir?

    -"Beni hiç anlamıyorsun" sözünü duymayan erkek var mıdır? Peki, kadınlar bu isyanlarında ne kadar haklılar?

    -Erkekler mi yanılıyor, yoksa kadınları tatmin etmek gerçekten de imkansız mıdır?

    -Söz konusu erkeklerin mutluluğu olduğunda kavanoz kapakları neden önem kazanır?

    -Hayatın renklerini aynı şekilde mi görüyoruz? Yani dore ve lamenin aslında birer renk olduğunu bilen kaç erkek var?

    -Kadınlar özel günleri asla unutmazken erkekler nasıl bu kadar kolay unuturlar?

    -Bir insanın sadece parmaklarına bakarak beyni hakkında nasıl bilgi sahibi olabilirsiniz?

    Serkan Karaismailoğlu'nun Pia Mater, Arachnoid Mater, Beyinde Ararken Bağırsakta Buldum isimli kitapları da akabinde yayımlanmış olup oldukça aydınlatıcı ve popüler diğer kitaplarıdır. 

     5) Cesur Yeni Dünya

    Cesur Yeni Dünya, Aldous Huxley'in bir romanıdır. Brave New World romanın özgün adıdır. Sheakespeare'in zamanında "brave" kelimesi "güzel" anlamına geliyordu, yani kitap'ın asıl manası "Güzel Yeni Dünya" dır.

    Romanın kurgusu Londra'da 26. yüzyılda geçmektedir ve distopik bir atmosfer mevcuttur. Romanda üreme teknolojisi, uykuda öğretim sayesinde toplum değiştirilmiştir. Aslında tanımlanan dünya bir ütopya olarak da gözükebilir, fakat ironik bir ütopya; zira insanlık sağlıklı, teknolojik açıdan gelişmiş, savaşlar ve yoksulluk yok edilmiştir; tüm ırkların eşit olduğu ve herkesin mutlak olarak mutlu olduğu bir dünya vardır. Fakat, ironik biçimde, tüm bu gelişmeler birey için çok önemli olan birçok değerin yok edilmesi, kaldırılması ile başarılmıştır; aile, kültürel çeşitlilik, sanat, edebiyat ve felsefe artık yoktur. Yeni Dünya'da tanrı Ford'dur. Ayrıca salt zevki cinsellikte ve vücutta yan etkileri en aza indirilmiş bir uyuşturucu olan soma kullanmada bulan toplum hazcı (hedonistik) bir topluma dönüşmüştür.

    Romanın ismi, Shakespeare'in Fırtına isimli eserinden, perde V, sahne I'deki Miranda'nın konuşmasından alınmıştır:

    "Bu kadar bunca yakışıklı varlık varıp gelmiş buraya

    Ne güzel şeymiş meğer insanlık

    Böyle dünyalıları olan

    Yaşasın bu yaman, bu cesur yeni dünya"

     6) Son Nefes Havaya Karışmadan

    Otuz altı yaşında başarılı bir beyin cerrahı olarak yıllarını verdiği yüksek tıp ihtisasını tamamlayıp tam emeklerinin karşılığını almak üzereyken, dördüncü evre akciğer kanseri olduğunu öğrenen Paul Kalanithi, kendini bir anda ölümle yüz yüze bulmuştu. Düne kadar ölümcül hastalıkları tedavi eden bir hekimken, bugün hasta yatağında yaşam mücadelesi veren kendisiydi. Karısıyla hayalini kurdukları ve ulaşmaya çok yaklaştıkları gelecek bir anda buharlaşıvermişti. Paul, herkesin bir başına yüzleştiği ve hiç kimsenin muaf olmadığı o en büyük eşitleyiciye birinci elden tanıklık etmek üzereydi. "Yaşayan her şey ölmeye mahkûmken, hayatı anlamlı kılan nedir?" Hayatı boyunca bu soruya kafa yoran Paul Kalanithi, yazdığı ilk ve son kitapta, insan hayatını ölüm ve yok oluş karşısında bile anlamlı kılan şeyin ne olduğunu sorgularken, her ikisini de bizzat tecrübe etmiş yetenekli bir yazarın gözünden doktor-hasta ilişkisine ışık tutuyor.

    Her hekim adayının okuması gerektiğine inandığım bir kitap olmasının yanında, felsefe ihtisası da olan Doktor Paul'un yaşamı, ölümü, yaşamın anlamını sorguladığı bir kitap olmasıyla herkesin hayatına çok şey katacak bir kitaptır. 

     7) Düş Dokumacısı

    Douwe Draaisma'nın kitabı yazma süreci, bir arkadaşının ricası üzerine körlerin düş yaşamı hakkında araştırma yapmasıyla başlamış. "Doğuştan körlerin düşlerinde görsel imgeler bulunmaz, peki ama o zaman ne olur düşlerinde? O boşluk sesler, kokular ve dokunma izlenimleriyle mi doldurulur? Görüntüsüz düşe yine de düş denebilir mi?"

    Bu sorular kısa zamanda beraberinde başka soruları da getirmiş elbette: "Düşteki görüntüler gerçekte 'bir tür film gibi' deneyimleniyorsa, neden onca insan düşlerini siyah beyaz mı, renkli mi gördükleri sorusunu cevaplamayı çok zor bulur? Düş görürken insan düş gördüğünü fark edebilir mi? Erotik düşler, en derinlerde yatan cinsel arzuların mı ifadesidir? Kâbuslardaki korku niçin insanın hareket edememesi hissiyle ilintilidir? Uçma düşleri neden her zaman hoş duygular bırakır görende? Ve elbette soruların en zoru: Bir anlamı var mıdır düşlerin?"

    Kimi zaman hatırlamasak da hemen herkesin düş gördüğünü göz önüne alırsak, hepimizin bir noktada merak etmiş olabileceği sorular bunlar. Draaisma ise her zamanki hoş sohbet üslubuyla, bilimsel bulguları ilginç anekdotlarla harmanlayarak ele alıyor bu ve benzeri konuları.

     8) Bilimin Sınır Bölgeleri

    On dokuzuncu yüzyılın başında Alman filozofu Immanuel Kant, tarihin ve insanlık durumunun şu gözlemini yaptı: "İnsanlığın eğri odunundan düzgün hiçbir şey çıkamaz". Bilimin Sınır Bölgesi: Geçerli Fikirler Nerede Aykırı Görüşlerle Karşılaşır'ın alt fikri, insan duygularının, ön yargılarının, önceliklerinin ve özellikle kültürün, dünyamızı (bilimi), geçmişimizi (tarihi) ve kendimizi (biyografimizi) araştırma sürecimizi nasıl şekillendirdiği ve hatta bilim adamlarının ve bilim yöntemlerinin kendilerinin nasıl değişmez bir şekilde sosyal ve kültürel çevreleriyle iç içe girmelerine rağmen, bizim hâlâ önümüzde gerçeği anlamak için şu ana kadar ortaya konmuş en iyi yönteme sahip olduğumuzdur. Bilimi, ister normal ister sınır bölgesi durumunda olsun, bilgi ve bilgeliğimizi en üst durumuna çıkarmak için kullanalım. Kitap, bilimin yerleşik inançlarla yüzyıllarca süren mücadelesini anlatıyor. Bu mücadelede bilimin sınırlarda dolaşması olağandır. Bilimde de yanılmalar, şarlatanlıklar olur. Ama bunlar bilimine gelişmesini engellemez çünkü bilim hataları da inceler. Kitapta Batlamyus, Kopernik ve Brahe'nin güneş sistemi modelleri verilerek bu konu özetlenmiş. 

    9) Kral Kaybederse

    Gülseren Budayıcıoğlu'nun en sevdiğim eseri olması sebebiyle Kral Kaybederse'den bahsetmek istedim. Gülseren Hoca'nın eserlerine birçok diziden aşina olmamızın yanısıra kitaplardaki psikiyatrik değerlendirmeler hayatın zorlukları içerisinde profesyonel duruşu öğrenebilmek adına kıymetli öğretiler sunuyor. Bir yandan bambaşka hayatlara misafir olup kendinizi karakterlerin yerine koyarken bir yandan da profesyonel yaklaşımı izliyorsunuz. Kral Kaybederse, okuru hayatın gerçekleriyle yüzleştirirken önyargılardan da sıyırıyor okuru.

    Gülseren Budayıcıoğlu Kral Kaybederse romanında, doruklardan aşağı inmeyeceğini sanan bir avcının avına av olup yuvarlanışını, kendini sevilmeyeceğine inandırmış mutsuz bir kadının da trajik hayatı içinde avken nasıl avcı olduğunu anlatıyor. 

    10) Yeni Bilim: Bağlantısallık, Yeni Kültür Yaşamdaşlık 

    Prof. Dr. Türker Kılıç, beyin cerrahı ve Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı. Ayrıntı-Bilim'de yeni yayımlanan kitabının adı "Yeni Bilim: Bağlantısallık; Yeni Kültür Yaşamdaşlık".

    Kılıç, kitabında "beyin nedir"den "yaşam nedir"e bir bilim serüvenini anlatıyor. Bir yaprak ile orman arasındaki ilişki ve bağlantısallıktan da yola çıkarak hayatın bütünselliğini kavramak mümkün. Türker Kılıç Hoca, aslında "İnsanlık nasıl daha güzel ve anlamlı bir yaşam sürebilir" sorusunu gündeme getiriyor, yaşamdaşlık kavramıyla. Bağlantısallık ise hiçbir kişinin, toplumun, ülkenin kendi başına değil, hem tüm insan topluluk ve ülkelerle ilişki içinde olduğu ve yaşadığı hem de yerkürenin tüm özellikleriyle…

    "Yaşam en yetkin ve esas öğretmendir" doğru ise o halde yaşamdaşlık nedir; nasıl bir arada mutlu ve birbirimizi var ederek, büyüterek, geliştirerek, hem bir dünya yurttaşı olarak hem de çevremizle yerkürenin ana kucağında yaşarız?

    Kitabı edinin, yeni bir bakış ve olgu ile karşı karşıyayız. Bunu bilince çıkarmak, daha mutlu bir dünyanın kurulmasına hizmet eder mi? 

    11) Tuhaf Alan 

    Tuhaf Alan, Burcu Canar'ın tezi. Yazar, kitapta birçok felsefeyi bir arada tartışırken yeni bir olgu ortaya koyuyor. Kitap bir sahneleme olarak karşımıza çıkıyor. Birçok filozofun sahne aldığı eserde, üç perde boyunca kelimeler yeni anlamlar kazanacak, sessizlik yeni bir forma bürünecek ve yeni bir sessizlik kavramı ortaya koyacaktır. Felsefe seven okurlar için aynı zamanda bilim felsefesiyle ilgili çeşitli eserler de bulacaksınız. Ayrıntı Yayınları'nın birçok kitabını okumuş biri olarak ilgi alanlarınız doğrultusunda okumalar yapmanızı tavsiye ediyorum. 

    Yazar: Yaşam Bilimleri - Meltem AKÇAY

    İletişim: Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. 

     

    Yorum

    Zaten Hesabınız Varsa Buradan Oturum Açın
    Henüz bir yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun

    Kabul ederek, https://binyaprak.com/ dışındaki bir üçüncü tarafça sağlanan bir hizmete erişeceksiniz.

    © 2021 BinYaprak. Tüm Hakları Saklıdır.
    Bir TurkishWIN girişimidir.