kok-hucre-tedavisi

Kök Hücre Tedavisi Uygulanan İkinci Hasta HIV’den kurtuldu

Bu önemli gelişme ile beraber ilk vakanın tesadüf olmadığı ve gelecek tedavilere yol açılacağı görülmüştür. Detaylar yazıda!


Bu önemli gelişme ile beraber ilk vakanın tesadüf olmadığı ve gelecek tedavilere yol açılacağı görülmüştür. Detaylar yazıda!

HIV'li bir kişi, beyaz kan hücrelerini HIV-dirençli olan versiyonlarıyla değiştiren kök hücre naklinden sonra virüsten kurtulmuştur. Bu hasta, bu metot sayesinde virüsten kurtulduğu bildirilen ikinci kişidir. Bununla beraber araştırmacılar, bu hastaların tamamen iyileştiğini söylemek için çok erken olduğunu belirttiler.

Kimliği açıklanmayan bu hastanın vücudunda, antiretroviral ilaçları almayı bırakmasına rağmen virüsün varlığı 18 ay sonra gözlemlenmemiştir. Bahsedilen kök hücre tekniği ilk defa "Berlin hastası" olarak bilinen Timothy Ray Brown için on yıl önce kullanılmıştır. Brown'ın vücudunda hala bu virüse rastlanmamaktadır. Cardiff Üniversitesi'nde bulaşıcı hastalıklar doktoru olan Andrew Freedman bu tedaviyi alan hastanın, Brown'a benzer bir yanıt gösterdiğini ve bu hastada da bir önceki hasta ile aynı sonuca ulaşılacağını umduklarını belirtmiştir. İsmi belirtilmeyen hastanın tıpkı Brown'daki gibi kemoterapiye yanıt vermeyen bir çeşit kan kanseri vardı. Brown ve bu hastanın kan hücrelerinin yok edilip sağlıklı bir bağışçıdan nakledilen kök hücreler ile yenileneceği bir kemik iliği nakli gerekliydi.

Cambridge Üniversitesinde enfeksiyon hastalıkları doktoru olan Ravindra Gupta liderliğindeki ekip, uygun herhangi bir bağışçı seçmek yerine CCR5 genindeki mutasyondan iki kopyaya sahip olan bir bağışçı seçti. Belirtilen bu gen, vücudun bağışıklık yanıtında görev alan beyaz kan hücrelerinin yüzeyinde bulunan bir reseptörü kodlar. Normal koşullar altında HIV, hücrelere bu reseptörlere bağlanarak saldırır. CCR5 genindeki bir silinme bu reseptörlerin uygun bir şekilde çalışmasını engeller. Avrupa kökenli insanların yaklaşık yüzde biri bu mutasyonun iki kopyasına da sahiptir. Bu durum onları HIV enfeksiyonuna karşı dirençli kılar.

Araştırmacılar, bu nakil işlemi ile hastanın beyaz kan hücrelerini HIV'e dayanıklı olanlarla başarılı bir şekilde değiştirdiklerini bildirdi. Hastanın kanında dolaşan hücreler CCR5 reseptörünü ifade etmeyi durdurdu ve araştırmacılar bu hücreleri HIV ile yeniden enfekte edemediler.

Ekip, nakil işleminden sonra virüsün hastanın kanından tamamen kaybolduğunu gözlemledi. 16 ay sonra hasta HIV için genel bir tedavi olan antiretroviral ilaçlar almayı bıraktı. Yapılan son takipte ise ilacın kesilmesinden 18 ay sonra da bu virüsün belirtisi gözlemlenmedi.

"Saldırgan" Tedavi

Gupta hastanın tamamen iyileştiğini söylemenin henüz mümkün olmadığını belirtiyor ve hastanın kanının virüsü daha uzun bir süre içermemesi durumunda ancak bu durumdan bahsedilebileceğini ekliyor.

Bununla beraber çalışma, Brown'ın on yıl önceki tedavisinin sadece bir kerelik bir durum olmadığını gösteriyor. Gupta, son hastanın nakil için Brown'a kıyasla daha az agresif bir tedavi aldığını söyledi. Brown'a kemoterapi ilacına ek olarak radyoterapi uygulanmıştı. Bu yeni hastada ise kanserli hücreleri hedef alan ilacın yanında kemoterapi de içeren bir rejim verildi. 

Imperial College London'da bir klinik araştırmacı olan Graham Cooke, bu tür tedavilerin HIV'li birçok insan için uygun olmayacağını işaret ediyor. Bu kişilerin, kanseri olmayan ve bu nedenle ölümcül komplikasyonlara sebep olabilecek ciddi bir prosedür olan kemik iliği nakline ihtiyaç duymadığını belirtiyor. Sağlıklı bir birey için, kemik iliği naklinin riski, hap kullanmaya oranla çok daha riskli olduğunu belirtiyor. HIV'li birçok kişi antiretroviral tedavilere karşı iyi yanıt verdiğini de söylüyor.

Bu noktalarla beraber Cooke, lösemi veya diğer hastalıkları tedavi etmek için bir nakile ihtiyacı olanlar için CCR5 mutasyonuna sahip bir bağışçı bulmanın makul olduğunu, çünkü bu durumun fazladan bir risk eklemeyeceğini belirtti.

Brown'ın tedavisine öncülük eden ve şu anda Dresden'de bir kök hücre şirketi olan Cellex'in tıbbi direktörü olan Geri Hütter, bu gibi tedavilerin yalnızca küçük grup hastalar için kullanabileceğine katılıyor. CCR5'i hedef alan gen terapilerinin, sadece küçük bir grubu hedef alan tedavi çeşidi olmasındansa, çok daha geniş bir gruba uygulanabilir olmasını umuyor.

Orijinal Yazı

Warren, M. (2019). Second patient free of HIV after stem-cell therapy. Nature. doi: 10.1038/d41586-019-00798-3

Kaynakça

Peterson, C., Younan, P., Jerome, K., & Kiem, H. (2013). Combinatorial anti-HIV gene therapy: using a multipronged approach to reach beyond HAART. Gene Therapy, 20(7), 695-702. doi: 10.1038/gt.2012.98

İleri Okuma Önerisi

Dey, R., & Pillai, B. (2015). Cell-based gene therapy against HIV. Gene Therapy, 22(11), 851-855. doi: 10.1038/gt.2015.58

 

Yorum

Zaten Hesabınız Varsa Buradan Oturum Açın
Henüz bir yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun
Haydi Binyaprak'lı Ol