Yazılar

    Kabul ederek, https://binyaprak.com/ dışındaki bir üçüncü tarafça sağlanan bir hizmete erişeceksiniz.

    5 dakika okuma süresi (977 kelime)

    Bilimin İncileri: Prof. Dr. Alpdoğan Kantarcı ile Röportaj

    Prof. Dr. Alpdoğan Kantarcı'nın yurt dışı tecrübeleri ve kariyer hayatı hakkında ilham verici tavsiyeleri öğrenebileceğiniz harika bir röportaj!  

    Alpdoğan Kantarcı

    Prof. Dr. Alpdoğan Kantarcı'nın yurt dışı tecrübeleri ve kariyer hayatı hakkında ilham verici tavsiyeleri öğrenebileceğiniz harika bir röportaj!  

    Boston'da Forsyth Enstitüsünde çalışmalarına devam eden bilim insanı ve aynı zamanda bir diş hekimi olan Prof. Dr. Alpdoğan Kantarcı, eğitim sürecinden, yurt dışı tecrübelerinden, bilimsel araştırma çalışmalarından bahsederken kariyer yolculuğunun henüz başında olan öğrencilere kıymetli tavsiyelerde de bulundu. Kendisiyle gerçekleştirdiğimiz röportajı siz sevgili okurlarımızla paylaşmaktan heyecan duyuyoruz. Keyifli okumalar! 

    1) Kendinizden kısaca bahseder misiniz? 

      Ben Dr. Alpdoğan Kantarcı. İstanbul, 1967 doğumluyum. İlk öğrenimimi Şair Mehmet Emin Yurdakul İlkokulunda, orta ve lise öğrenimimi Robert Koleji'nde tamamladıktan sonra 1986 yılında İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'ne girdim. 1991 yılında diş hekimi olarak mezun oldum ve aynı yıl İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji Anabilim Dalı'nda doktorama başladım. 1998 yılında doktora tezimi verdim ve diş hekimliği doktoru unvanını aldım. 1999 yılında Boston Üniversitesi Diş hekimliği Fakültesi Periodontoloji ve Oral Biyoloji Bölümü'nde doktora sonrası eğitim programı amacıyla NATO/TÜBİTAK bursuyla ABD'ye geldim. 2004 yılında periodontoloji uzmanı oldum ve  yardımcı doçent olarak akademik kariyerime başladım. 2004 yılında Türkiye'de doçent unvanı aldım. 2009 yılında Boston Üniversitesinde doçent oldum. 2010 yılında Forsyth Enstitüsüne öğretim üyesi olarak geçtim; Harvard Üniversitesi'nde öğretim üyesi olarak çalışmaya başladım. 2020 yılında profesör unvanını aldım. Akademik kariyerim süresince 160'tan fazla uluslararası dergilerde bilimsel makale yayımladım; 50'den fazla tezin danışmanlığını yaptım; patentler aldım; davetli konuşmacı olarak 120'den fazla konferansta konuşmacı oldum. Mesleki kariyerimde hem araştırmacılığı ve eğitimciliği yürüttüm hem de aktif olarak hasta bakmaya devam ettim. Mesleki kariyerim dışında en büyük tutkum bisiklete binmek. Tarih, şiir ve felsefe en önemli okuma alanlarım. İyi bir sinema izleyicisi ve müzik takipçisiyim. Seyahat etmek, değişik kültürleri tanımak en çok ilgimi çeken konuların başında gelir.

    2) Kariyer yolculuğunuzda kararlarınızı etkileyen şeyler neler oldu? 

      Mesleğimi yaparken keyif almayı ve her zaman öğrenmeyi ön planda tuttum. Hayallerimi gerçekleştirmek istedim. Hekim olarak çalışırken sadece diş hekimliğinin ilgi alanına giren ağız ve diş bölgesini değil; hastayı bir bütün olarak görmeyi, organ yerine hastayı tedavi etmenin ön planda olması gerektiğini düşündüm. Bu durum hem beni sürekli bir bilim insanı olmak konusunda yönlendirdi hem de hekim olarak çok yönlü değerlendirme yapmamı sağladı. İyi bir hekimin bilimin yolunda giden, alçakgönüllü, her zaman öğrenmeye açık, araştırmacı ve yenilikçi olması gerektiğini düşünüyorum. Bu nedenle merak ettiğim konularda araştırma yapabilmek için kendi laboratuvarım ve ekibim var. Bir yandan da hekim olarak çalışmak, ürettiğim ve öğrendiğim bilgilerin kliniğe taşınmasını sağlıyor.

    3) Yurtdışına gitmeye nasıl karar verdiniz, gittikten sonraki süreciniz nasıl ilerledi? 

      Yurtdışına gitmek istemem Türkiye'de İstanbul Üniversitesi'nde ve diş hekimliğinde geldiğimiz bilgi ve bilim üretimi seviyesinin ötesine geçebilmek amacıyla oldu. O yıllarda Türkiye diş hekimliğinde dünyanın ileri ülkeleri arasında yer alıyordu. Hem bilimsel üretim hem de klinik uygulamalar Türkiye'de son derece gelişmişti. Bugün de bu durum aynı şekilde devam ediyor. Benim amacım bunun ötesinde nelerin yapıldığını görmekti. Bunun için de kendi ilgilendiğim araştırma konusunda en ileri olan merkezlerden birine, Boston Üniversitesi'ne geldim. İlk hamlede 1 yıllığına başlayan bu yolculuk, 22 yıldır devam ediyor. Burada bir Türk diş hekimi ve bilim insanı olarak mesleki amaçlarımı gerçekleştirme ve bunların ötesine geçme fırsatı buldum. Hayallerimin karşılığını bulmak ve yeni hedefler/hayaller oluşturmak; sürekli öğrenmek, üretmek, eğitmek için bu yolculuk devam ediyor. Bu dönemde Türkiye'den de yanıma gelen birçok genç meslektaşımla çalışmak ve onların kariyerlerine katkıda bulunmak şansını buldum. Bu nedenle biraz ben bu süreci, biraz da bu süreç beni ve kariyerimi belirledi.

    4) Forsyth Enstitüsü'ndeki çalışmalarınızdan ve laboratuvarlarından, bilimsel çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

     Benim ekibim ve laboratuvarımın ana çalışma konusu iltihapsal hastalıklar ve bunların etki mekanizmalarıdır. Periodontal hastalıklar hem enfeksiyon hem de iltihap mekanizmalarını içeren hastalıklardır. Vücutta canlı bir sert dokunun vücut dışında var olduğu tek organ dişlerdir. Dişlerin çevresinde yer alan destek dokular ileri derecede özelleşmiş bir mukozal bağışıklık ve sürekli var olan mikrobiyal biyofilm yapılarına karşı gelişen iltihapsal bir yanıtı içerir. Bu anlamda hiçbir zaman steril olmayan bir ortamda her zaman düşük düzeyde bir iltihapsal yanıt bulunması nedeniyle periodontal bağışıklık ileri derecede özelleşmiş bir süreçtir. Periodontal hastalıklar 50'den fazla sistemik hastalıkları da etkiler. Benim araştırma alanım bu ilişkiyi yani periodontal hastalık-sistemik hastalık ilişkisini iltihap ekseninde incelemek ve bu mekanizmadan yola çıkarak yeni tedavi yöntemleri geliştirmek.

    5) Yurt dışı kariyer hedefi olan öğrencilere neler söylemek istersiniz? 

     Yurt dışında bir kariyer hedefi olması tek başına anlamlı değil. Önemli olan mesleğinizi her zaman daha iyiye götürmek, bir hekimseniz nasıl daha iyi bir hekim olacağınızı, bir araştırmacıysanız nasıl ve nerede daha iyi bir bilim insanı olacağınızı görmek. Bunun en önemli ayağı çok okumak, öğrenmek ve en doğru yerde olmaya çalışmak. Ortaya üretim koyduğunuzda ve bu değerli olduğunda zaten Türkiye'de de Türkiye'nin dışında da değeriniz bilinir. Her zaman daha yenisini, daha iyisini hedeflemek ve bu hedefe yönelik çok çalışmak gerekli. Bunları algılayabilmek için de seçmiş olduğunuz yolu anlamak, bilmek ve doğru örnekleri kendinize rehber olarak bir rol modeli şeklinde belirlemek.

    6) Tekrar 20 yaşınıza dönseniz neleri farklı yapardınız? 

     Birçok el yordamıyla keşfettiğim konuyu bugün farklı kaynaklarla öğrenirdim. Örneğin bugün var olan bilgi akışı ve bilgiye erişim olağanüstü bir zenginlik. Hatta belki de bir bilgi bombardımanı var. Bu durum eskiden çok daha büyük çabalarla ulaştığımız kaynakların birkaç dakika içerisinde bize sunulmasını sağlıyor. Bir yandan hem çok değerli hem de çok zorlu bir analiz sürecini getiriyor çünkü bilginin sistematik şekilde işlenmesi çok daha çetrefilli bir iş artık. Tekrar başlasaydım ve 20'li yaşlarımda olsaydım bilgiyi sistematize eden yapay zekânın daha iyi kullanımını öğrenmek isterdim. Geleceğin dünyası, bugünkü 20'li yaşlardaki gençlerin yapay zekaya hakim olmasıyla mümkün olacak. Biz insan olarak icat ettiğimiz kaynakların da hakimi olmak zorundayız.

    7) Bizlere önereceğiniz kitap, film, dizi tavsiyeleriniz var mı? 

       Bu çok uzun bir konu. Beni çok etkileyen bazı filmlerden örnek vermek gerekirse ilk başa benim kendi lise hocalarımdan birini Robin Williams'ın karakteriyle çok özdeşleştirdiğim Ölü Ozanlar Derneği'ni yerleştirebilirim. Bu filmde olduğu gibi bana düşüncelerimi aktarmayı öğreten ve yaptığım işi sevmeyi, önemsemeyi benimseten bir kişiydi. Kitap olarak da söylenecek çok kaynak var; mesela Küçük Prens'i okumalısınız. Sonuçta Ferit Edgu'nun Ders Notları'nda dediği gibi : "Herkesin kendi sesi var. İnce bir ses. Harika bir ses. Doyumsuz bir ses. Çekilmez bir ses. Etkili bir ses. Ne önemi var? Ben, her sese göre bir şarkı, bir türkü, bir ezgi olduğuna inananlardanım." Dizi olarak da son izlediğim Queen's Gambit muhteşem. Benim gibi satrancı çok küçük yaştan itibaren öğrenmiş ve her zaman bu muhteşem oyundan büyülenmiş bir kişi için çok anlamlı ama bunun yanında hayatın kendisini de anlatması açısından nefis bir yemek gibi. Hepinizin kendi sesini bulması dileğiyle.

    Röportaj Yaşam Bilimleri patikası yazarlarından Meltem AKÇAY tarafından gerçekleştirilmiştir.

    Yazar: Meltem AKÇAY

    İletişim: Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

     

    Yorum

    Zaten Hesabınız Varsa Buradan Oturum Açın
    Henüz bir yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun

    Kabul ederek, https://binyaprak.com/ dışındaki bir üçüncü tarafça sağlanan bir hizmete erişeceksiniz.

    © 2021 BinYaprak. Tüm Hakları Saklıdır.
    Bir TurkishWIN girişimidir.