Kabul ederek, https://binyaprak.com/ dışındaki bir üçüncü tarafça sağlanan bir hizmete erişeceksiniz.

    1 dakika okuma süresi (283 kelime)

    Yol Arkadaşım, Gönül Gözü

    Ancak kendine gönül gözüyle bakmaya başladığında, içindeki hazinenin parlaklığını fark edebilirsin. Kendi zenginliğini keşfetmek için buraya!

    Yol Arkadaşım, Gönül Gözü

    Ancak kendine gönül gözüyle bakmaya başladığında, içindeki hazinenin parlaklığını fark edebilirsin. Kendi zenginliğini keşfetmek için buraya!

    Kişi ancak kalbi ile doğru görebilir; Aslolan göze görünmez.

    Antoine de Saint Exupéry – Küçük Prens

    Algılarımızı 5 duyu organımızla sınırlamış, etrafımızda olup bitenleri görerek, duyarak, koklayarak, tadarak, dokunarak anladığımızı sanıyor, aslında pek de "farkında" olmadan yaşayıp gidiyoruz. Bir tek "gözümüzle gördüğümüze" "kulağımızla duyduğumuza" inanıyoruz.

    Görünenin altında gizli gerçek

    Peki, biz buzdağının sadece suyun üstündeki kısmını görürken, göremediğimiz suyun altında kalan kısmına ne oluyor? Bütünün önemli bir parçası olan bu kısmı görmeden bilmeden gerçeğe nasıl erişiyoruz? Aslında görünenin temelinde o görünmeyen yatmıyor mu? Verilen her tepkinin, sergilenen her davranışın, sarf edilen her sözün altında bir his, bir düşünce, bir önyargı ya da varsayım, geçmiş bir tecrübe, öğrenilen, genellenilen, belki bir alışkanlık, barınmıyor mu? Peki biz bunları bilmeden nasıl gerçeğe hakim olduğumuzu düşünüyor ve hiç tereddüt etmeden yargılayabiliyoruz? 

    Asıl gerçek bu görünmeyenlerde yatıyor, buzdağının altında. Onları görmek için de gözler yetmiyor. Görünenin altında yatan aslolana ulaştıran, gözden ve onu yorumlamaya çalışan zihinden de öte bir güç, bir yeti: gönül gözü, kalp zekası. Hisler ve sezgilerimizle o buzdağının altına dalabiliyor, ancak bu şekilde gerçeğin tümüne ulaşabiliyoruz. Fakat nedense birçoğumuz hisleri dinlemeyi, sezgilere kulak vermeyi zayıflık olarak görüyoruz. Acaba neden, neyi kaybetmekten korkuyoruz?

    Gerçek seni fark et

    Ancak kendine gönül gözüyle bakmaya başladığında, içindeki hazinenin parlaklığını fark edebilirsin. O zamana kadar o eksik, bu yanlış, şu yönüm zayıf derken, kalbinin ışığında eşsizliğinin görebilir, değerini bilebilirsin. Bana bu bakış açısı tüm ömrüm boyu sürecek bir dönüşümü getirdi; dinginlik, affedici olma, şefkat, kabul, akışa bırakma, denge ve istikrar. 

    Senin kendine, çevrendekilere, yaşadığın olaylara gönül gözün, kalp zekanla bakabilmen; hislerine ve sezgilerine güvenebilmen için neye ihtiyacın var? Bu senin için neyi mümkün kılardı?

    Farkındalığın bol, yolun açık olsun!
     

    Yorum

    Zaten Hesabınız Varsa Buradan Oturum Açın
    Henüz bir yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun

    Kabul ederek, https://binyaprak.com/ dışındaki bir üçüncü tarafça sağlanan bir hizmete erişeceksiniz.

    © 2020 BinYaprak. Tüm Hakları Saklıdır.
    Bir TurkishWIN girişimidir.