stresimi-nasil-yonetebilirim

"Stresimi Nasıl Yönetebilirim?" Yolculuğunda Seni Neler Bekliyor?

Stresini nasıl yönetebilirsin? Ebru Şinik yönderliğinde bu yolculuğa çıkmak için okumaya devam et! 


Stresini nasıl yönetebilirsin? Ebru Şinik yönderliğinde bu yolculuğa çıkmak için okumaya devam et! 

Hiç şüphesiz öncelikle daha iyi, dengede, merkezde kalma ve daha mutlu hissetme hali bekliyor diyebilirim.

Daha iyi hissetme halini yakalayabilmemizin ilk adımı kendi öz değerimizi bilmemiz ve stresimizi yönetmeye başlamak.Gerçekten zihninin ötesinde çok daha güçlü, ölümsüz, tüm hayal ettiklerini tezahür ettirme gücüne sahip olduğunun farkında mısın? Değilse, benimle birlikte adım adım bu yolda ilerlerken karşına çıkacak olan kapıları hangi anahtarlar ile açabileceğini paylaşmak istiyorum seninle.

Her buluşmamızda ayrı bir konu işleyeceğiz. Önce sahip olduğun tüm bedenlerinle tanıştıracağım seni. Daha sonra ise bu bedenleri her şart altında nasıl dengeleyebileceğini. Bunu kadim ilimler ve en son bilimsel araştırmalar sentezi ile öğreneceksin.

Sohbet ve derslerimde seni bekleyenler;

- Genlerini nasıl yönetebilirsin?

- Stres yönetimi için neler yapabilirsin?

- Beden-Zihin dengen için Temiz Beslenme İlkeleri

- Ayurvedik Beden Tipini keşfederek, yaşamı elementler bakış açısından algılamak

- Duygusal Detoks mekanizmalarını çalıştırmak

- Gün içerisinde seni bazı rahatsız eden durumlar ve özel semptomlar için burundan alınıp verilen kontrollü ve ritmik nefes teknikleri

- Dingin ve Berrak bir zihin için Meditasyon Teknolojisi

Kısaca beşeri potansiyelini en yüksek seviyede kullanırken her yönden dengede kalma sanatı ve kendine iyi bakma ilimini öğreneceksin.

Bu yaşamdaki en iyi versiyonunu yaratmaya niyetin var mı?

Hadi o zaman seni 'Genleriniz Kaderiniz Değildir' kitabımın giriş yazısından bazı alıntılar ile başbaşa bırakıyorum;


Mutlu musunuz?

Yaşam aslında çok basit... Çünkü tüm insanların amacı aynı: Mutlu olmak, mutlu hissetmek...

Peki nasıl mutlu olunur, mutlu olmanın genel kriterleri var mıdır?

Elbette vardır. Mutluluğun temel prensipleri tüm insanlar için geçerlidir: Sevmek, sevilmek ve güvende hissetmek.

Bu üç kelime ile özetlediğim temel maddeleri açmaya başladığımızda kişilere göre değişken ihtiyaçlar ortaya çıkmaya başlıyor; özellikle Güvende Hissetmek maddesi farklı zihinlere göre oldukça değişken olabiliyor.

Bilinçaltımızda güven hissini yaratan ana gerekliliklerin başlıcaları öncelikle bir barınağımızın yani evimizin bulunması, sağlığımızın iyi olması,minimum zaruri ihtiyaçlarımızı karşılayabileceğimiz düzenli bir gelirimizin olması, gün boyunca bizi mutlu eden, tatmin olmamızı sağlayan ve besleyen bir meşguliyetimizin bulunması, her durumda sorgusuzca güvenebileceğimiz bir aile üyesi, hayat arkadaşı veya dostumuzun olması vb.

Varlığı 5000 yıl öncesine dayandığı bilinen evrensel yasaları anlatan Vedik ilimlere dönüp bu konuda ne söylediğine baktığımızda ise şunu görüyoruz: Mutlu olmanın ilk şartı Yaşam Amacını (dharma) bulmakta yatıyor. Bu dünyaya geliş amacını keşfedip, günlük meşguliyetlerini bu doğrultuda yönlendirebilen kişi sürdürülebilir bir mutluluk ve tatmin hissi ile birlikte yaşar. 

Ben buna yüzde yüz katılıyorum. Ne zaman ki şiddetlenen anksiyetem sebebiyle sakinleştirici ilaçları kullanmayı reddederek, hayatıma zihnimi dinginleştirici meditasyon ve yoga ilmine dayalı burun nefesi egzersizlerini ekledim, ne zaman ki ayurvedik yaşam tarzına göre günlük rutinlerimi düzenlemeye ve ayurvedik beslenme temel ilkelerine göre mutfağımda değişiklikler yapmaya başladım, ondan sonra hem zihinsel faaliyetlerim, hem bedenimdeki tüm fizyolojik işleyişlerim, hem de tüm ilişkilerim beni hiç rahatsız etmeden, tam aksine keyif ve huzur veren bir hızda dönüşmeye başladı:

Kronik huzursuz ve dolayısıyla kronik mutsuz olan zihnim sakinleşmeye başladıkça daha önce farkına varmamış olduğum yaşamda sahip olduğum mutluluk verici birçok şeyi fark etmeye,

Entelektüel zihnimin ilk zamanlarda algılayamadığı, anlam veremediği genel bir mutluluk ve tatmin hislerinin gelişmesine,

Kendimi bildim bileli çektiğim kronik peklik sorunumun nihai çözümüne,

Daha güçlü bir empati yeteneği kazanmama ve dolayısıyla ilişkilerimin iyileşip, gelişmesine

Bedenimin iyilik hali için, günlük fiziksel hareket etmemin zorunlu olduğuna

Yaşam amacımı bulmaya yönelik eylem ve aktivitelerimi düzenlemeye

Analitik zihnimle birlikte yüreğimin sesine de en az o kadar kulak vermeye başladım. 

Küçük gibi görünen ama benim için sıra dışı olan bu değişimlerle, hayatı sanki yeni baştan tanıyordum. Bu yeni oluşumlarla yaşamım çok daha keyifli, neşeli, sağlıklı ve mutlu edici bir hale dönüşmüştü.

Bugün geri dönüp baktığımda çok net olarak anlıyorum ki mutluluk, öncelikle insanın kendini tanıması, bilmesi ve keşfetmesinden geçiyor.

Neden mi?

Çünkü gerçek varlığını bilmeye, öz benliğini anlamaya ve keşfetmeye başlayan kişi,

Önce bedenine iyi bakması gerektiğini idrak ediyor. Çünkü bedenimiz bu dünya ile irtibat kurabildiğimiz, deneyimlerimizi yaratabildiğimiz, bu yaşamımızda sahip olduğumuz en kutsal varlığımız ve tek gerçek evimiz. Mutluluk hali ilk olarak bedenimizdeki dengeden başlıyor. Eğer bedenimizde denge yoksa potansiyellerimizi keşfetmemiz ve kullanmamız da güçleşiyor. Kişi bedenine iyi bakmanın sadece sağlıklı beslenme ile mümkün olmadığını, beslenmenin yanı sıra başka bir dizi gerekliliği de içinde barındırdığını fark ediyor.Bu idrak ile bedenine iyi bakma halinin sadece iradeye bağlı bir disiplin ile sürdürülebilir olamayacağını anlayarak, yaşamına farkındalığı artırıcı egzersizleri eklemeye başlıyor. Çünkü ancak farkındalık hali yükseldikçe kişi irade kullanmaya gerek kalmadan, bedeni için bilinçli seçimler yapabilme yetisini kazanmaya başlayabilir.

Bu farkındalık egzersizleri sayesinde zamanla zihinsel dinginlik ve huzur halinin hiçbir dış etkene bağlı olmadığını anlıyor. Kişi zihninin ve düşüncelerinin ötesindeki mutlak sessizlik alanına her an girebilme potansiyelinin doğum hakkı olduğunu hatırlıyor. Tüm bunlarla beraber onu adeta sarıp sarmalayan, eylemlerini komuta eden bütün lüzumsuz düşünce, duygu ve varsayımlarını her gün düzenli olarak, farkındalık sağlayan bu basit ve keyifli egzersizler aracılığı ile ayıklayarak, çok daha huzurlu ve mutlu hissetmeye başladığını keşfediyor. İçimizde her gün yeniden bitmeye başlayan ayrık otlarını hayatımızdan temizlemeli, onların derinlere kök salarak, semirmelerine izin vermemenin elimizde olduğunu bilmeliyiz.

Tüm bu dönüşüm süreci kişide bütünsel sağlık ve mutluluk halini otomatik olarak yaratarak, artırmaya başlıyor.

Peki, daha mutlu ve daha sağlıklı olmak için bu dönüşüm sürecini başlatarak, ilerlemenin en kolay, en sağlıklı, en garanti yolu nedir, bilmek ister misiniz?

Bu sorunun cevabı tereddütsüz günlük rutinlerdir!

Mutluluğun sırrı kendiniz için günlük olarak yaptığınız seçimlerde ve günlük rutinlerinizde saklıdır.

Günlük rutinler, bizi ve hayatımızı dönüştüren en birincil etkiye sahiptirler ve onlar yaşamımızdaki en önemli seçimlerimizin temelini oluştururlar.

 

Yorum

Zaten Hesabınız Varsa Buradan Oturum Açın
Henüz bir yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun
Haydi Binyaprak'lı Ol